Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24588 E. 2023/685 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24588
KARAR NO : 2023/685
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/53 E., 2019/417 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin
bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2013 tarihli ve 2012/525 Esas, 203/805 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2013 tarihli ve 2012/525 Esas, 203/805 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli ve 2014/19341 Esas, 2016/9869 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra, yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 4. Ağır Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/53 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanı telefon ile arayan ve polis telsizi sesi dinleten kişinin, valinin hesabından para çekildiği ve parayı çeken kişilerin yakalanması için vereceği hesaba para yatırması gerektiğini beyanla katılanı ikna ettiği, katılanın da 6.500,00 TL parayı Akbank’a sanık adına yatırdığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında özetle; kaynakçılık yapması nedeniyle tanıştığı bir kişiden kapora istediğini, bu kişinin de bahse konu paranın yatmasını sağladığını, parayı çekip bir kısmını bu kişiye iade ettiğini savunmuştur..
3. Katılan; zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.

4. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Bahse konu paranın sanık adına yatırılıp sanık tarafından çekildiğinin sabit olması ve sanığın bu paranın hangi ilişki nedeniyle kim tarafından yatırıldığını ortaya koyamaması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Ağır Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/53 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.