Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24635 E. 2023/1866 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24635
KARAR NO : 2023/1866
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/164 E., 2018/461 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,16.12.2014 tarihli ve 2012/890 Esas, 2014/480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52,53, ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.
2. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,16.12.2014 tarihli ve 2012/890 Esas, 2014/480 Kara sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/21821 Esas, 2017/23395 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin (l) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağından delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/164 Esas, 2018/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52,53, ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin iyi niyetli olarak katılanın emeklilik işlemlerine yardımcı olmak istediğini, kendisini müsteşar olarak tanıtamayacağını çünkü her ikisinin de ceza evinde kalmakta olduklarını, sadece katılanın beyanları doğrultusunda mahkumiyet hükmü verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılanın birlikte cezaevinde bulundukları dönemde sanığın kendisini müsteşar, ziyaretine gelenleri de devlet adamı olarak tanıtıp katılanın güvenini kazandığı, katılanı emekli edeceği vaadi ile 3.000 TL parasını alıp hileli hareketlerle katılanı aldatarak basit dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık görevli mahkemedeki savunmasında daha önce verdiği beyanlarını tekrar ettiğini, katılanın kendisine para gönderdiğini ancak olaydan sonra tutuklandığı için katılana ulaşamadığını bu dava nedeniyle bankadaki hesapları bloke konulduğunu bu nedenle zararlarını gideremediğini beyan etmiş; sanık Asliye Ceza Mahkemesindeki savunmasında ise katılanın tüm emekli işlemlerini kendisinin yaptığını, katılana 3.600 TL parayı Askerlik şubesine yatırması gerektiğini söylediği halde katılanın yanlış anlayarak kendisinin Çerkezköy Postanesindeki hesabına yatırdığını, bu parayı çekip katılanın ablasına verdiğini, kendisini hiçbir zaman devlet adamı olarak tanıtmadığını, katılanın kendisine iftira attığını beyan etmiştir
3. Katılan, sanığın kendisini Başbakanlık müsteşarı olarak tanıttığını, bu nedenle ona inanıp para verdiğini, daha sonra sanığın her iki telefonunu da kapattığını, zararlarının giderilmediğini uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
5. Dosya arasında katılan tarafından sanığın PTT hesabına çıkarılan havale dekontlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
6. Gerekçeli kararda, her ne kadar sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin (l) bendinde nitelikli dolandırıcılık olarak tanımlanmışsa da, suç tarihine göre cezanın alt ve üst sınırı, uzlaşmanın mümkün olmaması sanık aleyhine olduğundan sanık hakkında aynı Kanun’un 157 nci maddesinin uygulandığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/164 Esas, 2018/461 Karar sayıl sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.