YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24787
KARAR NO : 2023/635
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/400 E., 2019/676 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2012/535 Esas, 2013/781 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2012/535 Esas, 2013/781 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.06.2017 tarihli 2017/10673 Esas, 2017/15317 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2017/400 Esas, 2019/676 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçla alakası olmadığına ve beraat istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’un 15.10.2011 tarihinde Sarıyer Mahallesi Kültür Caddesi No:7.. Kaynaşlı adresinde bulunan dairesini kendisini Süleyman Hoca olarak tanıtan bir şahsa kiraladığını ve talebi üzerine kendisine emaneten bir cep telefonu ve 200,00 TL para verdiğini, ancak kira ücretini ödemesi gereken günde kendisine verdiği 0535 (…) (..) (…) numaralı telefonu aramasına rağmen açılmadığını, çevre esnaflardan da bu kişinin aynı yöntemle para aldığını öğrendiğini beyan ederek şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Yapılan soruşturma kapsamında kendisini Süleyman Hoca olarak tanıtan ve katılandan para alan kişinin kimliğinin tespitine yönelik araştırmada, 0535 (…) (..) (…) numaralı telefona ait iletişimin tespiti kayıtlarına göre, numaranın yurt dışında yaşayan biri adına kayıtlı olduğu belirlenerek numara ile görüşme kayıtları bulunan kişilerin bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu, alınan ifadelere, dosyaya sunulan kira kontratları, sanığa ait kimlik fotokopisi ve yaptırılan teşhislere göre, sanık …’nün farklı il ve ilçelerde de benzer eylemlerinin olduğu, çeşitli illerde ve genellikle öğretmen evi, sendika gibi yerlerde tanıştığı kişilere kendisini emekli öğretmen olarak tanıttığı, kızı için ev tutmak istediğini söyleyerek bölge sakinlerinden ev kiraladığı, bu şekilde güven yaratarak farklı miktarlarda borç adı altında paralar aldığı ve sonrasında oradan ayrıldığı, bir kısım tanıklarla talepleri üzerine kira sözleşmesi yapmış olması ve bu sırada kimlik fotokopisini bırakmış olması nedeniyle katılan ve birbirinden ayrı tanıklarca teşhis edildiği anlaşılmıştır.
3. İletişimin tespiti kayıtları, katılan beyan ve ifadeleri, tanıklar M. C., M Ö., M. G., H. Ç., F .Ş., Z. K., beyanları ile teşhis tutanakları dosyada bulunmaktadır.
4. Sanık savunmasında, eşinin hasta olması nedeniyle o dönem bunalımda olduğunu, iddiaların doğru olabileceğini beyan etmiştir.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin uzlaştırma raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, kendisini öğretmen olarak tanıtarak ve hileli davranışlar ile aldatarak güven sağlamak sureti ile katılandan menfaat temin ettiği belirlenen sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2017/400 Esas, 2019/676 Karar sayılı kararında, Olay ve Olgular başlığı altında belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamından suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olması ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2017/400 Esas, 2019/676 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.