YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24874
KARAR NO : 2023/5050
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanığın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 … maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52, 50 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 15 gün hapis, 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz talebi; sanığın eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğu, hükümlerin usul ve hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanığın murafaa istemli temyiz talebi; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev ifa eden sanığın 27.02.2009 – 09.02.2011 tarihleri arasında katılana ait Boğaziçi Ltd Şirketinin vekilliğini üstlendiği, bu tarihler içinde katılanın alacaklı olduğu Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2010/3255 sayılı dosyasında vekili sıfatıyla takip ettiği, alacağa mahsuben değişik tarihlerde borçludan toplam 35.770,00 TL tahsil ettiği hâlde müvekkili olan katılana teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğu, yine alacaklı vekili sıfatıyla takip ettiği Ümraniye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5035 sayılı dosyasında alacağa mahsuben değişik tarihlerde borçludan toplam 3.670,00 TL tahsil ettiği hâlde müvekkili olan katılana teslim etmediği ve uhdesinde tutup hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, Ümraniye 1. İcra Müdürlüğünün 2009/16021 sayılı dosyasında takibe konu çekin karşılıksız çıkması sebebiyle katılan adına şikâyet hakkını kullanmayarak mağduriyetine neden olduğu, borçlu … … … tarafından katılana verilen 20.03.2009 keşide tarihli 11.000,00 TL bedelli karşılıksız çıkan çekin tahsili için katılanın talimatına rağmen icra takibinde bulunmayarak ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda;
A. İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa görevinin gereğini yerine getirmesi için 25.01.2011 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname çekildiği akabinde 09.02.2011 tarihinde Üsküdar 7. Noterliğinin 05456 yevmiye numaralı azilnamesi ile vekâletten azledildiği anlaşılmakla, görevi kötüye kullanma suçu yönünden suç tarihinin en aleyhe kabul ile azledildiği tarih olan 09.02.2011 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre; 09.02.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
A. İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.