YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25271
KARAR NO : 2023/3020
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi’nin 23.11.2017 tarihli ve 2017/22414 Esas, 2017/24617 Karar sayılı kararı ile “…Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2017/1089 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi herhangi bir sebebe dayandırılmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini veteriner hekim olarak tanıtıp, lüks yaşantısı ile … telkin edip tavuk çiftliği kuracağını ve altın hurda alım satımı yapacağını ve bu şekilde kazandığı parayı kar payı olarak dağıtacağını söyleyerek temyiz incelemesine konu dosyadaki katılan … ile bu dosyanın ayrıldığı İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/519 Esas sayılı dosyasındaki katılanlardan para alıp geri vermeyerek menfaat temin etmesi biçimindeki eylemi nedeniyle sanık hakkında kamu davaları açılmış, katılan …’a yönelik eylemi hakkındaki kamu davası ana dosyadan ayrılarak yargılamaya devam edilmiştir.
2. Sanık, katılandan ev almak için bir miktar borç aldığını, bunun dışında iddianamedeki sebeplerle para almadığını, aldığı borcun büyük kısmını da ödediğini, bir kaç defa katılanın kredi kartını kullandığını, 30.11.2018 tarihli celsede katılanın zararını gidermeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanığın aldığını iddia ettiği borç miktarının önce 2000 TL, sonra 5000 TL, son olarak da 10-12 bin TL olduğunu, yine katılandan aldığı borcu katılanın hesabına havale ile, alt kattaki lokanta müdürü eliyle, nişanlısının hesabından gönderdiği şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Katılanın oluşu benzer şekilde anlattığı görülmüş, sanığın kredi kartını da bir süre kullandığını, zararının giderilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanın beyanı, banka cevapları, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/519 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemelerinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesine göre “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanun’un yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle yapılan uzlaştırma giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu yönde düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiş; Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2017/1089 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.