Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25331 E. 2023/1547 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25331
KARAR NO : 2023/1547
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/446 E., 2019/212 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2013/290 Esas, 2013/964 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca hapisten çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2013/290 Esas, 2013/964 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/11099 Esas, 2017/14706 Karar sayılı kararı ile katılanı arayan sanığın kendisini polis olarak tanıtmak suretiyle menfaat sağladığının iddia edilmesi karşısında, eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/446 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca hapisten çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın, aynı isimli amcasının oğlu ile karıştırıldığına ve yanlış … hakkında hüküm verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kendisini polis olarak tanıtıp sergilediği hileli davranışlar ile katılanı ikna ederek hesabına para yatırılmasını sağlamak suretiyle menfaat sağladığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, 2011 yılında cüzdanını kaybettiğini, içinde bankamatik kartı, sürücü belgesi nüfus cüzdanı ve kartının şifresinin yazılı olduğu kağıdın da olduğunu, kartının kaybolduğunu farkedince müşteri hizmetlerini arayarak kartının iptal edilmesini talep ettiğini ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
4. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

5. Mahkeme tarafından, sanığın kartının şifresinin cüzdanının içerisinde bulunduğuna ilişkin beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kartının çalındığını bankaya bildirdiğini iddia etmesine rağmen kartının kapatılmadığının anlaşılması, cüzdanının çalınmasına ilişkin resmi makamlara yansıyan bir şikayetinin bulunmaması nedenleriyle sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanık savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
6. Temyiz incelemesine konu Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/446 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile şikâyet dilekçesi, katılan ve sanık beyanları, dekontlar, banka cevapları, uzlaştırma raporu ile tüm dosya kapsamından; sanığın katılana yönelik sübut bulan eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilerek sanığın bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/446 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.