YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25333
KARAR NO : 2021/7245
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.06.2021 tarih ve KYB-2021/62220 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 43 ve 53. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-e, 52 ve 53.maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve 297.380 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2012/133 Esas, 2014/267 Karar sayılı kararının “Her ne kadar Mahkemesince sanık hakkında; cezaevinde bulunan eşi …’nin kesinleşen 15 adet ilamından kaynaklanan adli para cezalarını… Mal Müdürlüğü’ne yatırılmış gibi alındı belgeleri düzenlenip kullanılması nedeni ile, suçu aynı suç işleme kararı ile birden fazla işlendiğinden bahisle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 43.maddesinin tatbiki ile 1/4 oranında arttırım yapılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2017/32335 Esas, 2021/7020 Karar sayılı ilâmında, “…Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen ve kullanılan çeklerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen çeklerle ilgili olarak yine tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup, aynı Kanunun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı, bu hukuksal olgular ışığında somut olay incelendiğinde; suça konu çeklerin farklı zamanlarda tanzim edilerek sanık tarafından kullanıldığına dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini, ,..BOZULMASINA… ” şeklinde belirtilen açıklamalar karşısında,
Somut olayda, kesinleşmiş adli para cezaları nedeni ile ceza evinde bulunan sanığın eşi …nin tahliyesini sağlamak amacı ile kullanılan sahte Mal Müdürlüğü alındı belgelerinin mağdurunun kamu olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde sahte belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair bir delil bulunmadığı, bu haliyle sanığın atılı suçtan bir kez cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK 43.maddesinin tatbiki ile bu madde gereğince arttırım yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli 2012/133 Esas ve 2014/267 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün CMK’nin 309, 310/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, TCK‘nin 43/1. maddesinin uygulandığı bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına, diğer hususların yerinde bırakılmasına, sanık … yönünden “resmi belgede sahtecilik” suçuna ilişkin infazın “3 yıl hapis” olarak yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 27/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.