Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25600 E. 2023/1128 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25600
KARAR NO : 2023/1128
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/618 E., 2019/464 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2013 tarihli ve 2012/3530 Esas ve 2013/477 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2013 tarihli ve 2012/3530 Esas ve 2013/477 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2015/13417 Esas, 2018/7039 Karar sayılı ilamıyla
“…katılan ve tanık beyanları karşısında sanığın TCK’nun 157/1 maddesinde yazılı ve 6763 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında yer alan dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilmeden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle beraatine hükmolunması,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2018/618 Esas, 2019/464 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, olağan dava zamanaşımının dolduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ile tanışarak elinde 7 ton civarında saf alüminyum bulunduğunu belirterek katılana numune verdiği, katılanın numuneyi test ettirdiğinde saf alüminyum olduğunu öğrenmesi üzerine 50 kg alüminyumu sanıktan satın alarak 20.000,00 TL nakit para, 100.000,00 TL bedelli ise senet verdiği, sonrasında almış olduğu alüminyumu fabrikaya götürdüğünde daha önce almış olduğu numune alüminyumun aynısı olmadığı, daha düşük ayarda olduğunun, ayrıca miktarının da 41.8 kg olduğunun tespit edildiği, sonrasında katılanın sanığa ulaşamadığı gibi vermiş olduğu senet hakkında da sanık tarafından icra takibine maruz kaldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, katılan ile arasında alüminyum alışverişi olmadığını, katılana 100.000 TL borç para verdiğini, bu para karşılığı katılandan borcu karşılayacak miktarda senet aldığını savunmuştur.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımı mevcuttur.
4. Tanıklar M.F.S, S.D. ve H.Ç. beyanlarının katılan anlatımı ile benzer olduğu anlaşılmıştır
5. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatım ve tüm dosya kapsamından sanığın düşük vasıflı alüminyumu katılana yüksek nitelikli olarak tanıtarak ve eksik gramajlı satarak haksız menfaat temin ettiği, bu suretle atılı suçu işlediğinin sabit olduğu oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2018/618 Esas, 2019/464 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.