Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25693 E. 2023/1804 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25693
KARAR NO : 2023/1804
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/350 E., 2019/886 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma

Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık …’ın ve hakkında kurulan hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2011/646 Esas, 2013/676 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2011/646 Esas, 2013/676 Karar sayılı kararının sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.02.2019 tarihli ve 2017/10239 Esas, 2019/850 Karar sayılı kararı ile “Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/350 Esas, 2019/886 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın savunmasını doğrulayan tanık anlatımlarının mevcut olduğuna, suç işlediğine yönelik kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; katılan … ile sanık …’ın asker arkadaşı oldukları, suç tarihinden önce …’ın Murat’a Mustafa isimli bir komşusunun altın gömüsü bulduğunu söylediği ve bunu ucuz yollu almayı teklif ettiği, 30.04.2011 tarihinde …’ın katılanlara numune olarak bir altın para getirdiği ve toplam 3800 adet altını 35.000,00 TL’si peşin olmak üzere 70.000,00 TL’ye almak hususunda anlaştıkları, katılanların paranın bir kısmını denkleştirip 03.05.2011 tarihinde Niğde iline gittikleri, bir gün sonra … ile buluşup sanık …’ın yanına gittikleri, sanık …’a 1.000,00 TL para verdikleri ve sanığın 15-20 adet altını katılanlara getirdiği, katılanların altınların aynı olduğunu görünce üstlerinde bulunan 25.000,00 TL parayı …. ve …’a vermek istedikleri ancak adı geçenlerin 35.000,00 TL peşine anlaştıklarını beyan ederek 25.000,00 TL’yi kabul etmedikleri, bunun üzerine katılanların beraberce Niğde F.bank Şubesine gittikleri, burada arkadaşları ….yi arayarak 10.000,00 TL borç para istedikleri ve ….nin 10.000,00 TL parayı hemen yatırdığı, katılanların bu parayı da çekerek …’a verdikleri, …’ın altınları getirmek üzere sanık …’ın yanına gitmek istediği, her ne kadar katılanlar da gitmek istemiş ise de …’ın bunu kabul etmediği ve Hasan’ın yanına tek başına gittiği, bu şekilde …’ın katılanların yanından ayrıldıktan sonra tekrar dönmediği, katılanların …’ı telefon ile aradıklarında da kendisine ulaşamadıkları, sanık atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılanların olayın oluşuna uygun aşamalardaki tutarlı beyanları, bu beyanların Niğde F.bank Şubesinden gelen müzekkere, katılanların olay gününden bir gün önce kaldıklarını beyan ettikleri yerin doğruluğuna ilişkin kolluk tutanakları ve aradaki görüşmelere ilişkin iletişim tespit tutanakları nazara alındığında sanık savunmasına ve sanığın yakın akrabası olan tanık beyanlarına itibar edilmeyip sanık …’ın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık …’ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, olumlu/olumsuz fotoğraf teşhis tutanakları, tanıklar H.H.Ü, S.Ö. ve A.Ü.nün beyanları, banka cevabi yazısı ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin 19..11.2013 tarihli ve 2011/646 Esas, 2013/676 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen, ancak lehe bozmadan 1412 sayılı Kanun’un 325 inci maddesi uyarınca yararlanan sanığın, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarih ve 2019/218-636 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bozmadan sonra yeni kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmasında atılı suçu kabul etmediği, katılanları ve sanık …’ı tanımadığını, 4-5 Mayıs 2011 tarihlerinde annesinin sağlık sorunları sebebiyle Kayseri ilinde bulunduğunu savunduğu, Kayseri ilinde bulunduğuna yönelik savunmasının tanık anlatımlarıyla doğrulandığı, katılan …’ın 25.05.2011 tarih ve 12:50 saatini havi fotoğraf teşhis tutanağı ile sanık …’ı kendisini Mustafa ismiyle ve kepçe operatörü şeklinde tanıtan şahıs olarak teşhis etmesine karşın, katılan …’in 27.05.2011 tarih ve 15:00 saatini havi olumsuz fotoğraf teşhis tutanağı ile sanık …’ı teşhis edemediği, yine, katılan …’ın kendisini Mustafa ismiyle ve kepçe operatörü şeklinde tanıtan şahıs ile iletişim kurduğu cep telefonu numarası olarak beyan ettiği 0554 853 37 41 numaralı hattın kime ait olduğunun belirlenmediğinin incelenen dosya kapsamından anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından, katılanlar ve sanık …’ın yüzleştirilerek teşhis işleminin yaptırılması, 0554 853 37 41 numaralı hattın suç tarihinde kimin adına kayıtlı olduğunun belirlenmesi, 30.04.2011 ile 06.05.2011 arasındaki tarihlere ilişkin arama-aranma kayıtlarının getirtilerek incelenmesi ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın bozmadan sonra yeni kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/350 Esas, 2019/886 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.