Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25820 E. 2023/5536 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25820
KARAR NO : 2023/5536
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/200 E., 2019/441 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 Tarihli ve 2013/143 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının c bendi, 62 …, 50 …, 52 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/143 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/1121 Esas, 2017/13068 Karar sayılı kararı ile;
“Hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına,
C. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2019 Tarihli ve 2017/200 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının c bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın yüklenen suçu işlemediğine, unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ile delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık …’nun temyiz isteği, yüklenen suçu işlemediğine, katılan ve tanık beyanlarına göre hüküm kurulduğuna, eksik inceleme ile kurulan mahkumiyet hükmünün mağduriyetine sebep olduğuna, suç kastının olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, temyiz dışı sanık … ile katılan …’ın … arkadaşı oldukları, sanık …’un katılan … ‘i aradığı ve elinde 10 kg. Osmanlı altını bulunduğunu söyleyerek bu altınları Adıyaman’da satmasını istediği, telefonda pazarlık ederek 20.000,00 TL ‘ye anlaştıkları, katılanlar … ve … ‘un altınları almak için birlikte Denizli iline geldikleri, sanık …’un katılanları isimlerini … ve … olarak tanıttığı sanıklar … ve … ile tanıştırdığı, sanıklar … ve …’in katılanlara karşı kendilerini algılama yeteneği zayıf bireyler olarak gösterecek şekilde hareketler sergiledikleri, katılanlar tarafından satın alınacak altınlar için numune olarak bir avuç altını göstererek katılanlardan 20.000,00 TL parayı aldıkları, daha sonra sanıkların hep birlikte altınların devamını getirme bahanesiyle bahçe girişi gibi görünen ancak arka sokağa açılan kapıdan geçerek ortadan kayboldukları, bu suretle katılanlara karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanık …’in de bu olaylar sırasında baştan itibaren zilyetliğindeki Renault 12 marka Station tipi araçla katılanlar ve diğer sanıkları sürekli takip ederek gözetlediği ve bu doğrultuda üzerine atılı dolandırıcılık suçunda diğer sanıklara gözcülük yaparak yardım ettiği yönünde Mahkeme kabulüne ilişkindir.
2. Mahkemece kabule ve hükme esas alınan sanık savunmaları, katılan beyanları ve teşhis tutanaklarının dosya arasında bulunduğu görülmüştür.
3.Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin uzlaştırma raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Sanık … hakkında, mahkemece sabit görülen temyiz dışı sanıklar … ve … ile birlikte hileli hareketlerle katılandan menfaat temin etmesi eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan ve sanık … hakkında diğer sanıkların katılanlara karşı işledikleri dolandırıcılık suçuna yardım etmek suretiyle katıldığı kabul edilerek yardım eden sıfatıyla dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak, Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/143 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararının sadece sanıklar tarafından temyiz edilmiş olması nedeni ile 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca anılan hükümde, sanık … hakkında 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına ilişkin, sanık … hakkında 3.000,00 TL ve 20,00 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin ceza miktarları yönünden ayrıca sanık … hakkında verilen cezanın ertelenmesi yönünden kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2019 tarihli ve 2017/200 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık … hakkında kurulan A numaralı hüküm fıkrasına 4 numaralı paragraftan sonra gelecek şekilde; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle “10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” paragrafının eklenmesi, A numaralı hüküm fıkrasının 9 numaralı 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresine tabi kılınarak koşulsuz olarak ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin yedinci fıkrası gereğince sanığa ihtarat yapılmasına” paragrafının eklenmesi ve A numaralı hüküm fıkrasının 10 numaralı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılması, sanık … hakkında kurulan C numaralı hüküm fıkrasına ikinci kez yazılmış 4 numaralı paragrafından sonra gelecek şekilde; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle “3.000,00 ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi C numaralı hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uyulanmasına karar verilen 12 nolu paragrafının tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.202. tarihinde karar verildi.