YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26084
KARAR NO : 2023/1902
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/202 E., 2019/516 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii ve sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık …’ın yokluğunda verilen hükümlerin bildirmiş olduğu adres yerine başka bir adrese tebliğ edildiği tebligatının iadesi üzerine MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle sanık …’ın da sanık … müdafii gibi 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2013 tarihli ve 2013/29 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararı ile sanıkların;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 53.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2013 tarihli ve 2013/29 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararının, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.02.2018 tarihli ve 2015/3591 Esas, 2018/1048 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanık …’ın suça konu çeki bir ticari ilişki sebebiyle alacaklı olduğu 0 535 (…) (..) (..) nolu telefonu kullanan … isimli bir şahıstan aldığını savunup temyiz dilekçesinin ekine bu savunmayı doğrular bir tutanak eklemesi ve ayrıca suça konu çekteki keşideciye atfen yazılan yazı ve atılan imzanın sanık …’e ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla öncelikle sanık …’ın 11.02.2013 tarihli savunması ve temyiz dilekçesine ek tutanak nazara alınarak savunmasında ismi geçen kişilerin ve 0 535 368 53 90 nolu telefonu kullandığı bildirilen …’in beyanına başvurulup, adı geçen sanığın savunmasının usulünce araştırılması ayrıca suça konu çekte keşideciye atfen yazılan yazı ve atılan imza ve yazılan yazıların sanıklara ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden;
a) Hükmün konusu olup kovuşturmaya esas 28.12.2012 tarih ve 2012/43929 esas sayılı iddianamenin son paragrafında, sanıkların dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı ve bu şekilde cezalandırılmaları talep edildiği halde, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan anılan suç nedeniyle tamamlanmış suç hükümleri uyarınca cezalandırılmaları suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
b) 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu açıklama ışığında haksız menfaat miktarının 32.500,00 TL olması karşısında, belirlenmesi gereken gün sayısının 3.250 gün olması gerektiği gözetilmeksizin TCK’nın 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken eksik gün tayini,
2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden Adli Emanetin 2011/10325 sırasında kayıtlı olan ve sanık … tarafından Hasdem isimli şirket yetkilisine ciro edilen çekin aslının dosyaya getirtilerek, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belgenin mahkeme heyeti tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması
3. Her iki suç yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan “hak yoksunluğunun sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, fıkranın tamamını kapsar biçimde hükümler kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli ve 2011/382 Esas, 2011/826 Karar sayılı kararı ile sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli ve 2011/382 Esas, 2011/826 Karar sayılı kararının, sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 11.01.2016 tarihli ve 2015/9738 Esas, 2016/36 Karar sayılı ilâmıyla;
“UYAP veri sisteminde yapılan incelemede sanığın Katılan Bülent Demir’e ait 032958 seri numaralı çekin sahteliği iddiası ile Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/29 Esas ve 2013/230 sayılı Kararı ile mahkumiyetine hükmolunduğunun anlaşılması karşısında; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi amacıyla; anılan dava dosyası getirtilip bu yönüyle incelenerek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2016/154 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararı ile Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/202 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle dava dosyasının Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/202 Esas sayılı dosyası ile 5271 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca birleştirilmesine karar verilmiştir.
F. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/202 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 27.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
G. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.09.2020 tarihli ve 2020/20861 sayılı, sanık … yönünden temyizin süre yönünden reddine dair ve sanık … yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyizi; hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2. Sanık …’ın temyizi; atılı suçları işlemediğine, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in yetkilisi olduğu Tuvil Giyim isimli şirkete ait boş olarak çalınan çeklerden 032958 seri numaralı suça konu 32.500,00 TL bedelli çekin sanık …’ın yetkilisi olduğu Meksa isimli şirket tarafından marangoz malzemelerine karşılık Hasdem isimli şirkete ciro edilerek verildiği daha sonra yapılan icra takibinde çekin sahte olduğunun tespit edildiği, söz konusu çekteki keşideci imzasının yapılan aramada üzerinde aynı katılana ait çeklerden bulunan sanık …’ın imzası ile benzerlik göstermesi nedeniyle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın, çekin sahte olduğunu bilmediğini, söz konusu çeki … isimli şahıstan aldığını, sonra borcundan dolayı Hastem Ticaret Ltd. Şti.ne verdiğini savunduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …’ın, suça konu çeki Necati Meteoğlu’ndan para ile satın aldığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.
4. Sanıkların eylemi neticesinde atılı suça ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda çekin ön yüzündeki keşideci imzasının sanık …’a ait olduğunu, arka yüzündeki Meksa Mimarlık kaşe üzerindeki imzanın sanık …’a ait olduğunun, diğer yazı ve imzaların Murat veya Tuncay’ın elinden çıktığına dair benzerlik tespit edilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Tanık …’in, söz konusu çeki Necati’nin Murat’a verdiğini bildiğini, sanık …’ı tanımadığını aralarında alışverişin olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
6. Necati Meteoğlu, sanıklardan Murat’ı tanımadığını, sanık …’ı tanıdığını çeki kendisinin vermediğini, iftira atıldığını, olayla ilgisinin olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
7. Mahkemesince suça konu çekin incelenmiş olduğu görülmüştür.
8. Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır, hükmü gereğince sanık …’ın yokluğunda verilen hükümlerin bildirmiş olduğu adres yerine başka bir adrese tebliğ edildiği, yapılan tebligatın iadesi üzerine MERNİS adresine çıkartılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla sanık …’ın 14.01.2020 tarihli temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olması nedeniyle tebliğnamedeki bu yönüyle temyiz isteminin süre yönünden reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık … Yönünden Yapılan İncelemede
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/202 Esas ve 2019/516 Karar sayılı kararında, katılan ve tanıkların beyanları, sanıkların savunması, bilirkişi raporu, banka yazıları ile dosya kapsamından sanığa atılı suçların sübut bulması nedeniyle, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık … Yönünden Yapılan İncelemede
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.12.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Sanık … Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümü başlığı altında (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/202 Esas ve 2019/516 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık … Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/202 Esas ve 2019/516 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyizi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.