YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26088
KARAR NO : 2023/10553
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/313 E., 2019/467 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uzlaştırma işlemlerinden kaynaklı ikinci kez bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık …nin, müştekinin arkadaşı olan tanık … ile asker arkadaşı oldukları ve suç tarihinden dört ay kadar önce sanık …nin asker arkadaşı olan tanık …’i arayarak elinde 680.000,00 Alman Markı olduğunu, değerinden düşük miktara elinden çıkartmak istediğini söylemesi üzerine tanık …’in bu hususu müştekiye anlattığı ve müştekinin sanık …yi arayarak markların alımı satımı konusunda ayrıntıları konuştukları, daha sonra suç tarihinde müştekinin tanık … ile birlikte … ilçes…Beldesine geldikleri, burada sanık …nin yanında müşteki ve tanığa…olarak tanıtılan ve fakat yapılan teşhis işlemi sonucu gerçek kimliği tespit edilen sanık …’in de bulunduğu, markların satımı için müştekinin 5.000,00 TL parayı sanık …’e verdiği ve sonrasında sanığın markları alıp gelme bahanesiyle müşteki ve tanığın yanından ayrılıp geri gelmedikleri olayda, sanığın eyleminin atılı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.