YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26529
KARAR NO : 2023/1196
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 26.02.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 3.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 26.02.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/8576 Esas, 2019/10985 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 31.01.2020 tarihli ve 2019/593 Esas, 2020/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 3.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, uzlaşmanın usulsüz olduğuna, vasisi olan babasının konuya vakıf olmadığına, uzlaşmadan yararlanıp katılanın zararını gidermek istediğine, kararı temyiz ettiğine ve beraatini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kendisini inşaat firması sahibi olarak tanıtan sanığın, satışı konusunda yetkilendirilmediği halde inşaatı devam eden sitede bulunan daireyi satma vaadi ile katılandan menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında, ortağı ile beraber inşaat malzemeleri satışı ve müteahhitlik işi ile uğraştıklarını, inşaat malzemelerini vermiş oldukları şirkete ödeme yapmalarına rağmen kendilerine daireyi teslim etmediklerini, bu sebeple de katılana veremediklerini, ortağı ile paylaşarak katılana 43.000 Türk Lirası ödeyeceklerini beyan etmiştir.
3. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
4. 10.01.2020 tarihli uzlaştırma raporu ile katılanın maddi edim karşılığında uzlaşmayı kabul ettiği, ancak sanığın vasisinin uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
5. Mahkeme tarafından sanığın, pazarlama hakkı olmadığı halde kendisini yetkili kişi gibi göstererek daireyi katılana pazarlayarak zarara uğrattığı, katılanın zararının giderilmediği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile takdiren ve teşdiden alt sınırdan ayrılmak suretiyle cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 31.01.2020 tarihli ve 2019/593 Esas, 2020/82 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.