Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/26588 E. 2023/5690 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26588
KARAR NO : 2023/5690
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/151 E., 2019/530 K.
SUÇ : Dolandırıcılık

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.01.2011 tarihli ve 2012/8 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle basit dolandırıcılık suçundan Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/22 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açılmıştır.
2. Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.01.2012 tarihli ve 2012/22 Esas, 2012/14 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılamalarının yapılması için Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.01.2012 tarihli ve 2012/22 Esas, 2012/14 Karar sayılı kararına karşı sanık … müdafii ile temyiz dışı sanık … tarafından itirazları üzerine, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02.03.2012 tarihli ve 2012/234 Esas, 2012/234 Karar sayılı kararı ile itirazların kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.03.2012 tarihli ve 2012/263 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılamalarının yapılması için Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, ancak olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu için dosyanın görevli mahkemenin belirlenebilmesi amacıyla Yargıtay ilgili Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 24.09.2012 tarihli ve 2012/9524 Esas, 2012/9205 Karar sayılı kararı ile Antalya’da birden fazla Ağır Ceza Mahkemesi bulunmasına göre ortada çözümü gereken görev uyuşmazlığı doğmadığı anlaşıldığından incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmesi için tevdiine karar verilmiştir.
6. Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2012 tarihli ve 2012/1032 Esas, 2012/637 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde Adana Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
7. Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2013 tarihli ve 2013/137 Esas, 2013/271 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
8. Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.06.2013 tarihli ve 2013/450 Esas, 2013/371 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde Adana Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, ancak olumsuz yetki uyuşmazlığı oluştuğu için dosyanın görevli mahkemenin belirlenebilmesi amacıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

9. Olumsuz yetki uyuşmazlığı üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 09.06.2014 tarihli ve 2014/5302 Esas, 2014/6370 Karar sayılı kararı ile yerinde görülmeyen Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.06.2013 tarihli ve 2013/450 Esas, 2013/371 Karar sayılı yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
10. Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/498 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ile … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve doğrudan 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
11. Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/498 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararının sanık … müdafii, sanık … ile sanık … müdafii tarafından temyizleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/34421 Esas, 2017/21168 Karar sayılı kararı ile “…09/01/2011 tarihli iddianamede, sanıkların, faili meçhul şüpheli ile birlikte hareket ederek cep telefonu ile katılanı arayarak, kendilerini başkomiser olarak tanıtıp, dolandırdıklarının iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
12. Bozma üzerine Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/993 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin 1 inci maddesinin (L) bendi uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
13. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2018/151 Esas, 2019/530 Karar sayılı kararı ile;
a.) Sanıklar … ile … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci ile 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı erteli 1 yıl 3 ay hapis ve doğrudan 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.) Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve doğrudan 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği;suçun sübut bulmadığına ve ses analizi yapılmadığından eksik incelemeye ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; suçlama ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkindir.
3. Katılanın temyiz isteği; eksik ceza tayinine ve sanıklar … ile …hakkında erteleme hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kemer’de nüfus müdürü olarak görev yapmakta olan katılanın 08.08.2011 tarihinde 0536….57 21 numaralı telefon hattına tanımadığı 0 542….59 94 numaralı telefondan arama geldiği, telefondaki meçhul kişinin kendisini başkomiser olarak tanıttığı, kimliği ile para çekildiği, bankadan kredi çekip, çekmiş olduğu dekontunu savcılığa incelettireceğini belirtip kandırarak bankaya yönlendirdiği, katılanın direktiflere uygun olarak 18.290 TL parayı sanık … adına açılan Ziraat Bankası Adana…şubesine havale ettiği, yatırılan paranın sanıklar … ile … tarafından Adana ili Ziraat Bankası … Caddesi şubesinden nakit olarak çekildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … savunmalarında atılı suçu inkar ederek, sanık … ‘yı mahalleden tanıdığını, ancak katılanı ve diğer sanıkları tanımadığını, dolandırıcılık olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını, diğer sanıkların beyanlarının iftira olduğunu savunmuştur.
3. Sanık … savunmalarında atılı suçu inkar ederek, “Çiko Murat” olarak bilinen sanık …’ı mahalleden kahvehanede ortaklıkları bulunduğu için tanıdığını, kendisine hesaplarında bloke olduğu için kendisine yatacak paranın hesabına yatırıp yatırmayacağını sorduğunu, hesabında bloke olduğundan başka bir arkadaş bulmayı teklif ettiğini, o esnada uzaktan akrabası olan … ile karşılaştığını, bu teklifi ona yaptıklarını, onun da bu teklifi kabul ettiğini, olay tarihinde sanık …’in adına yatan parayı çektiklerini ve sanık …’a teslim ettiklerini, onun da 500’er TL dolandırıcılık parası olduğunu söyleyerek para verdiğini savunmuştur.
4. Sanık … savunmalarında atılı suçu inkar ederek, arkadaşı olan sanık … nın karşı mahallede oturan …’ın yanına çağırdığını, gittiğinde …’ın adına para geleceğini ancak kendisinin borcu olması nedeni ile kendi adına geldiğinde bankanın parayı keseceğini söyleyip adına hesap açmasını istediğini, teklifi kabul ettiğini, Ziraat Bankası Yavuzlar şubesinde hesap açtığını, ertesi gün diğer sanıklar ve meçhul bir şahsın yanına gelip, paranın yattığını söyleyip, Atatürk cadesindeki şubeye götürdüklerini, görevli parayı verince sanık …’ın parayı aldığını ve 500 lira para verdiğini, suç işleme kastının bulunmadığını savunmuştur.
5. Paranın çekildiği banka kamera kayıtlarında, 19.08.2011 tarihli CD izleme tutanağına göre katılan tarafından yatırılan tutarın Ziraat Bankasından çekmek üzere sanıklar İbrahim ve Battal’ın birlikte geldikleri tespit edilmiştir.
6. 26.04.2019 tarihli uzlaştırma raporuna göre; katılan ile sanıkların uzlaşma teklifini kabul etmemeleri nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığının rapor edildiği tespit edilmiştir.
7. Mahkemece, olay tarihinde katılanın meçhul bir şahıs tarafından aranarak para yatırmasını sağladıkları, sanıkların iştirak halinde hareket ettikleri ve inkarlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek basit dolandırıcılık suçundan teşdite de uygulanmak suretiyle mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2018/151 Esas, 2019/530 Karar sayılı kararında; katılan beyanı, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları, banka kamera kaydı ile dosya kapsamından ,sanıklar hakkında atılı suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıklar … ile … müdafiilerinin suçun sübut bulmadığına ve eksik incelemeye yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastının ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre dolandırıcılık suçu sabit görülen sanıklar hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği; sanıklar … ile …’ya verilen cezanın 2 yılın altında kalması, engel sabıkalarının olmaması ve mahkemece bir daha suç işlemeyecekleri hususunda kanaat oluştuğu bildirildiğinden, erteleme hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, katılanın eksik ceza tayinine ve sanıklar Battal ile İbrahim hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar … ile … müdafiileri ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2018/151 Esas, 2019/530 Karar sayılı kararında sanık … müdafii,sanık … müdafii ile katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii,sanık … müdafii ile katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.