YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2662
KARAR NO : 2021/5811
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23/08/2011 tarih ve 2011/32137 esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da kamu davası açıldığı anlaşılmakla, bu suçla ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Katılan vekilinin 16/03/2016 havale tarihli dilekçesi ile sanık … hakkında 2008 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan beraat hükümlerini, sanık …’in ise hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
Sanığa yüklenen “2008 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçunun yasada gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırı itibariyle, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, son kesici işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08/05/2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
23.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.