YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26652
KARAR NO : 2023/5291
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2013/366 Esas, 2014/529 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/24392 Esas, 2017/23415 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … ve katılan vekilinin temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanıklara yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında (1) numaralı paragraftaki gibi karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların olay günü katılanı cep telefonundan arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıktan sonra katılana, onun adıyla PKK’ya yardım edildiğini, bu durumdan kurtulabilmesi için yardımcı olması gerektiğini söyledikleri, katılanın da söylenenlere inanarak bildirilen banka hesabına 167.000,00 TL’yi yatırdığı, paranın gönderildiği hesabın sanık …’a ait olduğu ve paranın bu sanık tarafından çekildiğinin tespit edildiği, sanık …’ın savunmasında bu hesabı diğer sanık …’ın isteği üzerine açtığını beyan ettiği, böylelikle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın tevil yollu ikrarı, sanık …’in savunması, banka kayıtları, katılan beyanı, … Ken lakabını kullanan şahsın … olduğuna ilişkin 16.04.2012 tarihli tutanak, 20.05.2013 tarihli sosyal ve mali durum formu, sanıklara ait adli sicil kayıtları ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Dosya kapsamında toplanan delillere göre, suç tarihi de göz önüne alınarak eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ve sanıkların mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.