Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/26923 E. 2023/3569 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26923
KARAR NO : 2023/3569
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2011/793 Esas , 2013/1100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2011/793 Esas, 2013/1100 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.03.2017 tarihli ve 2017/770 Esas, 2017/7484 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,19.12.2019 tarihli ve 2018/109 Esas, 2019/892 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik ve yeterli olmayan delillerle usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, katılanın kullanmış olduğu 0535 (…) (..) (..) numaralı nolu cep telefonundan arandığı, arayan şahsın Asayiş Şube Müdürlüğünden aradığını, katılanın banka hesabına girildiğini, hesabına giren şahısları yakalamak için vereceği hesaba para yatırması gerektiğini söylediği, katılanın da sanık … adına para yatırdığı, akabinde bir kısım numaralara kontör ve göndermesi gerektiğinin söylendiği, katılanın, arayan şahsın verdiği numaralara kontör para gönderdiği iddia olunmuştur.
2. Katılan tarafından, sanık adına kayıtlı hesaba gönderilen 6.925,93 TL’lik kısmına dolandırıcılık şüphesi nedeni ile banka tarafından bloke işlemi uygulandığı ve paranın katılana iade edildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık savunmasında, suçunu inkar etmiştir.
4. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu’nun 04.01.2018 tarihli yazısında özetle; Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince Durma Kararı verilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı bildirilmiştir.
5. Mahkemece, “her ne kadar sanık atılı suçlamayı inkar etmiş ise de; sanığın hesabına 10/05/2011 tarihinde katılan tarafından yatırılan paranın 1500,00 TL’lik kısmının aynı gün Ziraat Bankası Şanlıurfa Z0449001 nolu ATM’sinden çekildiği, yine aynı gün İş Bankası cevabi yazında belirtildiği üzere bir çok kez hesaba bağlı kredi kartından yüklü miktarlarda harcama yapılmaya çalışıldığı ancak hesap üzerinde banka tarafından yapılan rutin kontroller nedeni ile dolandırıcılık şüphesi nedeni ile konulan bloke olması nedeni ile harcama yapılamadığı, her ne kadar sanık bankaya başvuru yaparak hesapta bulunan paranın kendisine ait olmadığını bildirdiğini ve bu beyan üzerine hesaba bloke konulduğunu beyan etmiş ise de banka cevabi yazısına göre blokenin banka tarafından sosyal mühendislik dolandırıcılığı şüphesi ile resen konulduğu, sanığın bankaya başvurusunun suç tarihinden çok sonra olduğunun anlaşıldığı, sanığın olay tarihinde katılanı arayarak Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nden arandığı ve hesaplarına girildiğinden bahisle hileli hareketler sergileyerek katılanın aldatıldığı, sanığa aldanan katılanın bildirilen hesap numarası ve cep telefonu numaralarına para yatırmak sureti ile zarara uğradığı, sanığın yatan paranın 1500,00 Tl’sini çektiği ve menfaat temin ettiği, sanığın kendisini kamu görevlisi olan polis olarak tanıttığı,” gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir, ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.03.2017 tarihli, 2017/770 Esas ve 2017/7484 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.0.4.2013 tarihli, 2011/793 Esas ve 2013/1100 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmolunan 5237 sayılı TCK’nin 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62 , 50 , 52 nci maddeleri ve 1412 sayılı Kanun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 80.00 TL adli para cezasının yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2018/109 Esas, 2019/892 Kara sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının ilgili kısmına “5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış … gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla 6.000 TL ve 80.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.