YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26969
KARAR NO : 2023/6965
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/310 E., 2015/349 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarına tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/310 Esas, 2015/349 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve son bentleri, 35 inci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığa yüklenen suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasına ilişkin kararın yasal ve yeterli gerekçeyle verilmediğine, açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay,…Gayrimenkul isimli iş yerinde emlakçılık yapan sanık …’in, temyiz dışı sanık …’nın Yapı Kredi bankasına yapmış olduğu kredi kartı başvurusu dosyasına sunulmak üzere, …’nın kendisine ait…Gayrimenkul adlı işyerinde iki yıldır çalıştığına, 2.500,00 TL maaş aldığına ve maaşında herhangi bir kesinti ve haciz bulunmadığına dair gerçeğe aykırı belge düzenleyerek bankaya göndermek suretiyle özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan Yapı Kredi Bankası A.Ş şikayet dilekçesi ve yazıları ile …’nın kredi kartı talebinin reddedildiğine ve yapılan araştırmada …’nın, gerçekte…Gayrimenkul isimli iş yerinde çalışmadığının tespit edilmesi nedeniyle sanık … tarafından düzenlenmiş olan gelir belgesinin sahte olduğuna ilişkin şikayet bildiriminde bulunulduğu görülmüştür.
3. Sanık …, anılan tarihte yanında iş başına para almak suretiyle sigortasız olarak çalışan …’nın talebi üzerine suça konu gelir belgesini düzenleyip imzalayarak bankaya faks çektiğini beyan ederek sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işleme kastının olmadığı yönünde savunmada bulunmuştur. Temyiz dışı sanık …’nın da benzer mahiyette savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanık hakkında suça konu gelir belgesini sahte olarak düzenlediği ve bankaya sunduğu kabul edilerek, özel belgede sahtecilik ve tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca, “belgeyi sahte düzenleme” hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu halde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, buna göre salt yalan beyanı içeren özel belgenin, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı gözetilerek, somut olayda özel belge niteliğindeki 26.12.2012 tarihli gelir belgesi üzerindeki imzaların sahteliğine ilişkin bir iddianın olmadığının anlaşılması nedeniyle eylemin “fikri sahtecilik” kapsamında kalacağının belirlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Temyiz dışı sanık …’nın, kendisi adına çıkartmak istediği kredi kartı başvurusuna istinaden sanık … tarafından düzenlendiği anlaşılan gelir belgesinin, bankanın denetim imkanını ortadan kaldıran mahiyette olmadığı gibi, sanıkların aşamalarda zaman zaman birlikte iş yaptıkları ve bu duruma uygun olarak anılan belgenin düzenlendiği yönündeki savunmaları da dikkate alınarak, sanık …’in suç kastı ile hareket ettiği yönünde her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil bulunmadığı gözetilerek yüklenen suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/310 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.