YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27222
KARAR NO : 2023/5169
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.06.2012 tarihli ve 2012/20614 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/232 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. İzmir 5.Ağır Ceza Mahkemesinin,18.02.2013 tarihli ve 2012/232 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine ve karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Görevsizlik kararı üzerine, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2013 tarihli ve 2013/190 Esas, 2013/147 Karar sayılı kararı ile, mahkemenin görevsizliğine, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, son cümlesi,204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasının temini için İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine tevdiine, olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 30.05.2013 tarihli ve 2013/8465 Esas, 2013/5937 Karar sayılı kararı ile yerinde görülmeyen İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2013 tarihli ve 2012/232 Esas, 2013/61 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2013 tarihli ve 2013/331 Esas , 2013/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (d) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 nci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 12.160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2013 tarihli ve 2013/331 Esas , 2013/452 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2017/8817 Esas, 2019/12006 Karar sayılı kararı ile savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma üzerine, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2019/513 Esas , 2020/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (d) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 nci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 12.160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;suç işleme kastının bulunmadığına, katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıran hileli hareketin bulunmadığı ve kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, İzmir Büyükşehir Belediyesinde ihale ile yüklenici firma olan katılan … A.Ş’ye İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü bünyesinde şoför olarak çalıştırılmak üzere iş başvurusu yaptığı ve bir süre çalıştıktan sonra başvuru sırasında ibraz ettiği meslek lisesi diplomasının sahte olduğunun tespit edildiği, sanığın çalıştığı süre olan 11.10.2011- 16.02.2012 tarihleri arasında toplam olarak 6.081,28 TL maaş almak suretiyle haksız menfaat elde ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …’in aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul ederek, suça konu sahte diplomayı para karşılığında temyiz dışı sanık … …’den temin ettiği şeklinde savunmada bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Kovuşturma aşamasında kriminalist, sahtecilik ve grafoloji uzmanından alınan 24.01.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu diplomanın ön ve arka yüzündeki yazı ve imzaların, sanıklar … ile … Tuncer eli ürünü olmadıkları rapor edilmiştir.
4. İzmir Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Şirketler ve Kuruluşlar Şube Müdürlüğünden alınan 02.09.2013 tarihli yazı cevabına göre; … A.Ş.’nin … Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde K98506… sicil nosu ile kayıtlı özel hukuk tüzel kişisi olup 05.09.2011 tarihinde hisselerinin % 63,312 ‘sinin Belediyeye ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Katılan … A.Ş.’nin 12.09.2013 tarihli yazı cevabına göre; sanık …’in 11.10.2011 ile 16.02.2012 tarihleri arasında şirket bünyesinde olmak üzere ESHOT Genel Müdürlüğü nezdindeki ihale kapsamında ilgili Müdürlükte hat şoförü olarak çalıştığı; çalıştığı dönem içerisinde sanık …’e 6.081,28. TL ödeme yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Mahkeme gözleminde, suça konu diplomanın aldatma niteliğine haiz olduğuna dair tespitin tutanağa geçirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, sanık …’in kendisi adına düzenlenmiş, sahte ve aldatma kabiliyetine haiz olan diplomayı % 63,312 hissesi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan … AŞ’ye vermek suretiyle işe girerek toplam 6.081,28 TL tutarında haksız olarak maaş aldığı, kendisine sosyal güvenlik sağladığı, sağlık hizmetlerinden faydalandığı, emekliliğe süre kazandığı dolayısıyla sanığın kamu kurumunun zararına olarak ve kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Kanunun birden fazla hükmünü ihlal eden sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde bu husus gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği halde eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilirken yeterli ve hukuka uygun gerekçe belirtildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıran hileli hareketinin bulunmadığına ve kararın gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının ve eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2019/513 Esas, 2020/141 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.