YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27223
KARAR NO : 2023/1759
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 12.12.2019
SAYISI : 2015/63 Esas, 2019/552 Karar
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araçolarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgedesahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2010 tarihli ve 2009/275 Esas, 2010/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c,e) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2010 tarihli ve 2009/275 Esas, 2010/244 Karar sayılı kararlarının katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2013/6750 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararı ile suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile keşideci imzasının sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması ve sanığın çeki aldığını söylediği Okmeydanında iş yeri olan Ahmet Şahin isimli kişinin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2015/63 Esas, 2019/552 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 22.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, katılanın zararını ödediği ve uzlaşma sağlandığı halde bu hususların mahkemece dikkate alınmadığı, son sözü sorulmadan hüküm kurulması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın aldığı mal karşılığında katılan …’e Denizbank Kocamustafapaşa İstanbul şubesine ait, İstanbul 30.10.2009 keşide yer ve tarihli, keşidecisi Başaran Motor Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan 11.000 TL bedelli ve B 7231262 seri nolu çeki verdiği, katılanın da çeki ticari alışveriş nedeniyle … isimli şahsa verdiği, … tarafından çek bankaya sorulduğunda sahte olduğunun belirtildiği olayda, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.04.2009 tarihli ekspertiz raporunda; çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin olduğu belirtilmiştir.
3. Bozma sonrası adli-sosyal bilimler uzmanı bilirkişiden alınan 09.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda; çekin ön yüzündeki yazı, rakam ve keşideci imzası ile arka yüzündeki 1. ciro yazı ve imzasının sanığın eli ürünü olmadığı, ikinci ciro yazı ve imzasının sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında; suça konu çeki sattığı ürünler karşılığında Ahmet Şahin isimli kişiden aldığını ve aldığı ürünler nedeniyle borcuna karşılık katılan …’e verdiğini, Ahmet Şahin isimli kişinin kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini, çekin resmi kayıtlarında olmadığını beyan etmiştir.
5. Bozma ilamı doğrultusunda Ahmet Şahin isimli şahsın araştırılması için İstanbul Mobilya Doğrama ve İmalci Esnaf Odasına yazılan yazıya verilen 05.05.2017 tarihli cevapta, odalarında Ahmet Şahin adıyla yapılmış bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir.
6. Katılan beyanında; sanığa sattığı mukavva kutu karşılığında sanığın suça konu çeki kendisine verdiğini, kendisinin de çeki başka bir ticari alışverişinde kullanarak … isimli şahsa verdiğini, zararının karşılanmadığını ve sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
7. Keşideci Başaran Motor San. Tic. Ltd. Şti.nin 2008 yılı sonuna kadar yetkilisi olan tanık M.Ö. beyanında; şirketi 2008 yılının sonunda … isimli şahsa devrettiğini, devirden sonra şirket adına piyasada ikiz çek olarak tabir edilen sahte çeklerin olduğu yönünde kendisinin bir çok kişi tarafından arandığını, ancak şirketi devrettiği için sahte çeklerle bir ilgisinin olmadığını, … isimli şahsı devir işlemleri sırasında bir kez gördüğünü, şahsın nerede olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
8. … isimli şahsın tespit edilebilen adreslerinden temin edilememesi nedeniyle dinlenmesinden vazgeçildiği görülmüştür.
9. Mahkemece, sanığın, mal alarak karşılığında çeki katılana verdiğini kabul etmesine rağmen, çeki aldığı kişi olarak beyan ettiği Ahmet Şahin isimli şahsın kimlik ve adres bilgilerini veremediği, mahkemece … isimli şahsa yönelik yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığı, sanığın Ahmet Şahin isimli kişiyle olan ticari ilişkisini ispatlayamadığı anlaşılmakla, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olan kaçamaklı savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın katılana sahte olarak düzenlenmiş çeki vermek suretiyle kullandığı ve karşılığında menfaat temin ettiği gerekçesiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesi uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen Denizbank A.Ş.nin sanığın üzerine atılı suçlardan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz olarak verilen katılma kararının ücreti vekalete hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; Denizbank A.Ş. lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın Mahkemece sorgusunun yapıldığı 23.02.2010 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, anlaşılmakla, Mahkemece zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2015/63 Esas, 2019/552 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ödenmesine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2015/63 Esas, 2019/552 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.