YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27300
KARAR NO : 2023/3747
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/673 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birnci fıkrası aracılığı ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 80 TL ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/673 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/24718 Esas, 2017/25859 Karar sayılı kararı ile “eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2018/947 Esas, 2020/8 Karar sayılı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 80 TL ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz dilekçesi; üzerine atılı suçu işlemediğine ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanın sanıklar tarafından telefonla arandığı, arayan şahsın kendisini emniyet mensubu olarak tanıttığı, Cumhuriyet Başsavcısına telefonu bağladığını söyleyerek diğer sanığa telefonu verdiği, banka hesaplarında pkk terör örgütü işlemlerinin karışmış olduğu belirtilerek, katılanın banka hesaplarından toplamda 8.140 TL parasının dolandırıldığı iddiasıyla sanık hakkında üzerine atılı dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında; kesinlikle atılı suçlamayı kabul etmediğini, anılan tarihte kimliğinin kaybolduğunu beyan etmiştir.
3. Katılan; zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
4. Bozma sonrası sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
5. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosya içerisinde mevcut bulunan sanık savunması, katılanın beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarih 2018/947 Esas, 2020/8 Karar sayısı ile kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.