YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27653
KARAR NO : 2023/4109
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2013/123 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1’er yıl 8’er ay hapis ve 80,00’er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar … ve … müdafilerinin temyizi, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğuna, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığına, sanıkların çalışan konumunda olduklarına,
Sanık …’in temyizi, katılan şirketten mal almadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temiz dışı sanık …’nın … ve Yem.San.Pazarlama Dağıtım İth. İhr. Ltd. Şti. nin yetkilisi olduğu, sanıklar … ve …’ın bu şirkette çalıştıkları, sanık …’in ise şirketin başka firmalardan satın aldığı malları spot piyasasında sattığı, bu çerçevede fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların vadeli çek vermek suretiyle katılan şirketten mal aldıkları, az miktarda yaptıkları alışveriş karşılığında verdikleri çeklerin bedellerinin ödendiği ve bu şekilde … oluşturduktan sonra daha yüksek bedelli mallar alıp yine vadeli çekler verdikleri, katılan şirketin teminat istemesi üzerine bir taşınmazı teminat olarak göstereceklerini belirtip şirket yetkilisi …’un yurt dışında olduğunu, teminatı 30.06.2010 tarihinde vereceklerini beyan ederek katılan şirketi oyaladıkları ve mal almaya devam ettikleri 30.06.2010 tarihinde ise şirket adresindeki malları boşaltarak ortadan kayboldukları, verdikleri diğer çeklerin de karşılıksız çıktığı, bu suretle sanıkların atılı suçu işledikleri iddiasıyla haklarında kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve … şirkette çalışan olduklarını, dolandırıcılık eylemlerime iştirak etmediklerini beyan etmişler, sanık … ise komisyon karşılığı mal alıp sattığını, bu çerçevede … ve Yem.San.Pazarlama Dağıtım İth. İhr. Ltd. Şti. den mal satın aldığını beyan etmiştir.
3. Katılan şirket pazarlama sorumlusu … …, sanık …’ın adı geçen şirket adına mallar alıp çekleri verdiğini, … ve …’ın katılan şirkete gelip, şirket yetkilisi …”un Almanya’da olduğunu, Almanya’dan döndüğünde teminat işinin çözüleceğini, yeni bir şirket olmadıklarını beyan ederek ve taşınmaz tapusu fotokopisi göstererek … oluşturup yeni mal çıkışı sağladıklarını, zararlarının giderilmediğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
4. Temyiz dışı sanık …, diğer sanıkları tanımadığını ve adı geçen şirketle irtibatının olmadığını beyan etmiştir.
5. Katılan şirkete verilen çekler üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında keşideci imzalarının sanık … el ürünü olduğu belirlenmiştir.
6. Tanıklar M.D., H.H., H.Ş., R.H., ve O.K. nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
7. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla kez mal almak suretiyle menfaat temin eden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Katılan şirket pazarlama sorumlusu … …’ün istikrarlı anlatımları ve tanık beyanları uyarınca sanıkların üzerlerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli ve 2013/123 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararında sanıklar … ve sanık … müdafileri ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve sanık … müdafileri ile sanık …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.