Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/27942 E. 2023/2301 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27942
KARAR NO : 2023/2301
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/736 E., 2020/899 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/34634 Esas, 2017/28651 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2020 tarihli ve 2018/736 Esas, 2020/899 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde, dosyanın Yargıtaya gönderilip kararın yeniden incelenmesini talep etmiş ancak herhangi bir temyiz nedeni ileri sürmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Fatma Gökçe’ye ait olup … tarafından kiralanan ve 15 dakikalık işinin olduğundan bahisle …’tan ödünç aldığı 66 DY 802 plakalı aracı, birlikte oto galeri işleten … ve …’a kendisini Habib Akkaya olarak tanıtıp 5.000,00 TL bedel karşılığında satarak teslim ettiği, söz konusu kişilerden 2.500,00 TL almak suretiyle haksız menfaat elde ettiği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında özetle, …’tan ödünç aldığı araçla …’ın galerisine gittiğini, …’a borçlu olması nedeniyle …’ın alacağına karşılık zorla aracı elinden aldığını, dosyada fotokopisi bulunan borçlusu Habib Akkaya olarak görünen 26.04.2011 keşide tarihli ve 2.500,00 TL bedelli senet ile alıcısı …, satıcısı Habib Akkaya, tanığı … olan oto satış mukavelesindeki Habib Akkaya adına atılan imzaların kendisine ait olduğunu ancak zorda kaldığı için imzaladığını, beyan etmiştir.
3. Katılan … ve şikâyetçi … aşamalarda özetle; birlikte oto galeri işlettiklerini, daha önceden tanıdıkları ve ismini Habib Akkaya olarak bildikleri sanığın …plakalı aracı satmak istediğini, aracın 5.000,00 TL karşılığı satışı konusunda anlaştıklarını ve sanığa 2.500,00 TL peşin verdiklerini ve sanığın da aracı bırakarak dükkandan ayrıldığını beyan etmişlerdir.
4. Tanık … aşamalarda özetle; 66 DY 802 plaka sayılı aracı kiraladığını, 15 dakikalık işinin olduğundan bahisle aracı kendisinden isteyen ve öncesinde tanıdığı sanığa ödünç olarak verdiğini, beyan etmiştir.
5. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdii edildiği ve taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin uzlaştırma raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece sanığın yüklenen suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir

IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas alınan Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/496 Esas ve 2007/657 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın güncel adli sicil kaydında tekerrüre konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı araştırılarak yeniden değerlendirilmesi, neticesine göre söz konusu ilamın veya adli sicil kaydındaki diğer ilamların tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında mahallinde gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2018/736 Esas, 2020/899 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.