YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28037
KARAR NO : 2021/9112
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
1) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin verdiği 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi nedeniyle koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2) Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
A) Sanığın suça konu çeki beraat eden temyiz dışı sanık …’ye verdiği, bu kişinin de mağdur …’e verdiği olayda, mağdur …’nin alınan beyanında, alacağını beraat eden temyiz dışı sanık …’den tahsil ettiğini ifade ettiği, sanığın ise çekin bedeli olan 19 bin TL’yi beraat eden temyiz dışı sanık …’ye ödediğini savunduğu gibi …’nin hakkında dava açılmadan evvel yargılamanın 14.09.2015 tarihli oturum da alınan beyanında, zararının tamamının sanık … tarafından dava açıldıktan sonra giderildiğini ifade etmesi karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
B) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.