Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28040 E. 2023/1087 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28040
KARAR NO : 2023/1087
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/6 E., 2020/616 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2011/501 Esas, 2014/169 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2011/501 Esas, 2014/169 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/24267 Esas, 2017/24971 Karar sayılı ilamı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.03.2020 tarihli ve 2018/6 Esas, 2020/616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkındaki hapis cezasının temyiz incelemesine gönderilmesi talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Katılanın aşamalardaki beyanlarına göre, dolandırıcılık eyleminin 22.03.2011 tarihinden 6 ay önce gerçekleştiği, ancak sanıktan şikayetçi olmadığı, 22.03.2011 tarihinde sanık …’i gördüğünde kaçtığından peşinden gidip kavga etmeleri üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşıldığından, suç tarihinin 22.09.2010 olduğu belirlenerek, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 30.01.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 12.03.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.03.2020 tarihli ve 2018/6 Esas, 2020/616 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.