YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28216
KARAR NO : 2023/7894
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/299 E., 2015/247 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suça konu Denizbank … Şubesine ait 20.11.2013 keşide tarihli, 1.800 TL bedelli çalıntı çeki katılan …’tan aldığı kot pantolanları karşılığında verdiği, bu surette nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık … aşamalarda alınan savunmasında, suça konu çeki kot sattığı … adlı şahıstan aldığını ve kot pantolon satın aldığı katılan …’a verdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında özetle, suça konu çeki sanık …’e sattığı kot karşılığında aldığını ve yaptığı ticaret karşılığında tanık …’na verdiğini, sanığın kendisine 6-7 adet çek verdiğini ve bunların tamamının sahte çıktığını beyan etmiştir.
4. Katılan …, …’de musluk imalatı yaptığını, işyerin girip, 87 adet boş çekinin çalındığını, çekten dolayı zarar görmediğini, hırsızlık yönünden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiklerini ancak herhangi bir netice hala alamadığını beyan etmiştir.
5. Mahkemece yapılan gözlemde, çekin yasal tüm unsurları taşıdığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun gözlemlendiği tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, sanığın savunmalarında katılan …’ın beyanını doğruladığı, çekin kendisi tarafından almış olduğu mal karşılığında katılan …’a verildiğini kabul ettiği, ancak çeki … isimli bir şahıstan aldığını bu şahsı 10 yıldır görmediğini elinde herhangi bir belgede olmadığını beyan ettiği, ancak bu beyanının dosya kapsamı ile doğrulanmadığı, herhangi bir delil de ibraz edemediğinin anlaşıldığı, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği hususunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu gerekçesi ile sanık hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.