YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28310
KARAR NO : 2021/9894
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
20.12.2008 tarihli duruşmada sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebinde bulunduğu ve aynı tarihli duruşmada bu yönde karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, bu hususta bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 08.11.2021 tarihinde Başkanvekili … ve Üye …’ın sanığın savunma hakkının kısıtlandığına dair karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 08/11/2021 tarih, 2021/28310 Es, 2021/9894 Kr. sayılı çoğunluğun onama düşüncesine aşağıdaki belirttiğimiz ek gerekçe ile katılmıyoruz.
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık duruşmalardan bağışık tutulmak talebinde bulunan ancak hükmün verildiği oturumda aynı yargı çevresi içinde bir başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın karar duruşmasında hazır edilmemesinin savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı noktasındadır.
Yerel mahkemece sanığın yokluğunda hüküm verildiği oturumda yargı çevresi içinde bir başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
Savunması alındığı sırada başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunan sanıkların bağışık tutulma hakkından söz edilemez. Çünkü, bağışıklık, kovuşturma evresinde hür olan sanıklara talimat mahkemesinde veya asıl mahkemesinde savunma yapma konusunda verilen bir haktır. Dolayısıyla başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunması sebebiyle bu konuda seçim veya tercihte bulunma imkanı bulunmayan sanığın “bağışık tutulma” beyanının hukuki sonuç doğurduğundan söz edilemez.
Buna göre bir başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunan sanığın karar duruşmasına getirilmemesi son savunma ve son söz hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuştur.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle CMK’nin 196/1. maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile bozulması gerektiği düşüncesindeyiz. 08.11.2021