Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28574 E. 2023/4839 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28574
KARAR NO : 2023/4839
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri ile uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; dolandırıcılık suçunda, sanık tarafından fotokopi belge sunulmasından sonra belge asılları getirtilmeden, sanığın isteği kabul edilir ise bankanın denetim görevini yerine getirmediği, basit bir araştırma ile ihlali görebilecek iken takdir hakkını kredi verme şeklinde kullandığı ve sanıktan kaynaklanan hilenin aldatıcılık özelliği olmayan fotokopi belgeden dolayı oluşmaması karşısında, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi; özel belgede sahtecilik suçunda ise, suça konu belgelerin mahkeme heyete tarafından incelenip özellikleri zapta geçirilerek, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılan bankanın kredi verirken gerekli araştırma yapmadığına, duruşmalara müdafii olmadan katıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında kardeşi olan katılana ait kimlik fotokopisini kullanarak katılan …A.Ş. ile tüketici kredi sözleşmesi imzalayarak, 7.500,00 TL kredi kullandığı iddiasıyla özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, atılı suçları işlediğini kabul etmiştir.
3. Mahkemece sanığın özel belge niteliğindeki kredi sözleşmesini sahte olarak düzenleyerek bankadan kredi aldığı ve üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
5217 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu hususta bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın, katılan …’ın kimlik fotokopisi ile katılan …ye giderek, banka çalışanlarına kendisini … olarak tanıtıp 7.500,00 TL lik kredi çektiğinin anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanının kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve aynı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve birden fazla bendin sanık tarafından ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında uygulama yapılırken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı … Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, yapılan UYAP sorgusunda sanığın benzer eylemleri nedeniyle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2022/240 Esas, 2022/341 Karar sayılı dosyasında, özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan her iki dosyanın birleştirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

IV. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C) paragrafında açıklanan nedenle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.