YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28686
KARAR NO : 2023/4586
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık gerekçe belirtmeksizin hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kızını mağdur kuruma kayıt yaptırarak 2010 yılına ait ödenmeyen eğitim taksitleri ve 2011 yılı yeni dönem kayıt ücreti olarak toplamda 3.800 TL karşılığı olarak tamamen sahte üretilmiş 9000 TL bedelli çeki verdiği bu şekilde üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık suçları işlemediğine yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 23.06.2014 tarihli uzmanlık raporu ile; suça konu çekin tamamen sahte olarak oluşturulduğu çekteki cironta yazısının da sanığa ait olduğunun belirlendiği ve aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılamada: sanığın resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği kaanatine varılarak mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; katılan kurum yetkili temsilcisi olan …’in 06.05.2015 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi dışında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususu yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından vekalet ücretine dair 5 numaralı maddenin çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.