Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28836 E. 2023/4235 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28836
KARAR NO : 2023/4235
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 Tarihli ve 2013/522 Esas, 2015/458 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 nci ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 40.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2020 tarihli ve 15-2016/56043 sayılı resmi belgede sahtecilik suçundan bozma, nitelikli dolandırıcılık suçundan onama görüşünü içeren tebliğnamesiyle dosya Dairemize tevdi edilmiştir.
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın savunmasında adı geçen kişinin beyanına başvurulmadan hüküm kurulduğuna ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suçtan zarar gören … tarafından, satmış olduğu promosyon malzemeleri karşılığında sanık tarafından kendisine verilen ve bankaya ibraz edilen çekin sahte olduğu anlaşılmış, sanık hakkında üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Suçtan zarar gören …, sanığın malzeme almak için iş yerine geldiğini, aldığı mal karşılığında çek vereceğini söylediğini, çeki aldıktan sonra malzemeleri sanığa verdiğini ancak çekin sahte çıktığını beyan etmiştir.
3. Dosya arasında bulunan banka yazısı ile çekin sahte olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, çeki kendisine … … … isimli kişinin verdiğini, bu kişiyi duruşmada hazır edeceğini beyan etmiş, ancak daha sonra bu şahsa ilişkin herhangi bir kimlik bilgisi ya da adres bildirmemiştir.
5. Dosya arasında bulunan uzmanlık raporuna göre, çekteki keşideci imzası ve ön yüzünde bulunan yazıların, keşideci görünen şirket yetkilisi …, suçtan zarar gören … ya da Sezgin Sarıl’a ait olmadığı belirtilmiştir.
6. Mahkemece sanığın çeki ciro ederek verdiğini kabul etmesi ancak çeki aldığı kişinin açık adres ve kimlik bilgilerini bildirememesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçları işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık savunması, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin sanığın atılı suçu işlediği yönündeki kabulünde ve adli sicil kaydında engel sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 … ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Dosya arasında getirtilen suça konu belge üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 ncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görünen, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarat yapılması ve adli para cezasının, hükmün kesinleşmesinden itibaren birer ay ara ile 24 eşit taksitle tahsiline karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması ve 5237 sayılı Kanun’un 53 ncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendindde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2013/522 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 Tarihli ve 2013/522 Esas, 2015/548 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren” ibaresinin çıkarılması, yine “ödenmeyen kısmının hapis cezasına çevrileceğinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz edileceğinin” ibaresinin eklenmesi ve 53 üncü madde uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.