Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28907 E. 2023/1575 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28907
KARAR NO : 2023/1575
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/225 Esas, 2012/115 Karar
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize

hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2011/225 Esas, 2012/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis, 3.320 TL adli para cezası, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hükümler kurulması,
2. Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak yapılan ihbar sonrası açılan duruşmada hüküm açıklanmış ise de; sanığa duruşmaya gelmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı uyarısı da yazılarak duruşma tarihi ve saatiyle birlikte usulüne uygun olarak tebligat yapılmadığı gibi sanığın ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesi için müzekkere yazılmasına karar verildiği ancak, sanığın Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu halde, hazır edilmeden Yerel Mahkemece duruşmanın bitirilerek hükümler kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2011/225 Esas, 2012/115 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.