Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/29243 E. 2023/286 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29243
KARAR NO : 2023/286
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 17.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … yönünden; sanığın yazı ve imza örnekleri alınarak suça konu çek üzerindeki yazı ve imzalar ile karşılaştırılması amacıyla bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyizi; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ye ait çek koçanının suç tarihinden önce çalındığı, çalınan çeklerden 4675318 numaralı suça konu çekin, Ata Boru … Ltd. Şti. yetkilisi olan katılan … tarafından takas için bankaya ibrazında, keşideci imzasının kayıtlarındaki imza ile örtüşmemesi nedeniyle işleme alınmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan …’in beyanında; suça konu çeki Çay Mühendislik … Ltd. Şti. adına sanık …’dan, sattığı mallara karşılık aldığını beyan etmiş ve satışa ilişkin Çay Mühendislik Şirketi adına düzenlenen 11.11.2010 tarihli fatura dosyaya konulmuştur.
3. Sanık … savunmasında; Çay Mühendislik şirketinin 2009 yılından itibaren yetkilisinin kendisi olduğunu, suça konu çeki Ata Boru isimli şirkete kendisinin vermediğini, firmanın kendisinden önceki yetkilisi olan sanık …’ın verdiğini, sanık … savunmasında; kendisinin Çay Mühendislik şirketi ile bir alakasının olmadığını, Ata Boru isimli şirketi tanıdığını, kendi şirketi ile bu şirket arasında ticari ilişkinin olduğunu, bu şirketten mal aldığını, banka yoluyla para gönderdiğini ancak suça konu çeki kendisinin vermediğini beyan etmiştir. Sanık … soruşturma aşamasındaki beyanında; Bal İnşaat isimli bir şirketinin olduğunu, Ata Boru isimli şirket ile önceden ticari ilişkisinin olduğunu, bu şirketten boru aldığını ve karşılığında çek verdiğini, şirkette herhangi bir yetkisinin olmadığını, ancak şirket kardeşine ait olduğu için yönetime yardımcı olduğunu beyan etmiştir.

4. Çek aslı adli emanete alınmış, çek üzerinde Mahkeme tarafından yapılan gözlemde; unsurlarının tamam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
5. Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden 23.11.2014 ve 29.12.2014 tarihlerinde alınan bilirkişi raporlarında; çekin ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin yazılar ile keşideci imzasının katılan … ve sanıkların eli ürünü olmadığı, çekin arka yüzündeki Çay Mühendislik kaşesi üzerindeki 1. ciranta imzasının sanık …’ın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
6. Ankara Ticaret Odası, Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen yazıda; Çay Mühendislik …. Ltd. Şti.nin kurucu ortaklarının Avni Bal ve Fatma Bal olduğu, 16.01.2009 tarihli karara göre şirket ortaklarının … ve …, şirket yetkilisinin ise … olduğu bildirilmiştir.
7. Tanık olarak dinlenen … beyanında; söz konusu şirketin sanık …’ın istemesi üzerine % 1 ortağı olduğunu, şirketi sanık …”dan devraldıklarını, kendisinin kağıt üzerinde ortak olduğunu, şirketin işleyişi ve atılı suçla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
8. ING Bank’tan gelen yazıda; …’nün 09.08.2010 tarihinde çek koçanını kaybettiğini sözlü olarak şubelerine bildirdiğini, çek üzerindeki keşideci imzasının hesap sahibi ve çek düzenlemeye yetkili Osman Nihat Göncü’ye ait olmaması nedeniyle çekin işleme alınmadığının belirtildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin 29.12.2014 tarihli raporunda; çekin ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin yazılar ile keşideci imzasının ve arka yüzündeki 1. ciranta imzasının sanık …’ın eli ürünü olmadığının belirtilmesi, ayrıca katılan …’in, çeki Çay Mühendislik Şirketine sattığı mallar karşılığında, sanık …’dan aldığını söylemesi karşısında ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre, Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik olmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.