YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29835
KARAR NO : 2023/4061
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2011/213 Esas, 2016/62 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 10 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; dosya kapsamında sanığın yüklenen suçları işlediğine dair tek bir delil bulunmadığına, sahte olarak düzenlenen belgenin hangi belge olduğunun ortaya konulmadığı gibi sanık tarafından düzenlendiğine ilişkin de bir tespit bulunmadığına, ilgili kurum tarafından e-şifrenin kime verdildiğinin tespit edilemediğine, ilgili iş yeri temsilcilerinin dinlenmediğine, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … hakkında, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2011 tarihli iddianamesi ile katılanlar … ve …’dan, bir iş yerinde sigortalı gösterebileceğini söyleyerek aylık 150,00 TL olmak üzerere toplam 600,00 TL aldığı; katılan …’dan aynı şekilde sigortalı gösterebileceğini söyleyerek aylık 150,00 TL olmak üzere toplam 750,00 TL aldığı, mağdur …’dan da benzer şekilde sigortalı gösterebileceğini söyleyerek aylık 300,00 TL olmak üzere toplam 1.800,00 TL aldığı ve bu şekilde mağdur ve katılanlara karşı basit dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla üç kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Yine sanık … hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2011 tarihli iddianamesi ile, üzerinde yapılan aramada ele geçen …,…,… ve … …’nın da isimlerinin ve çeşitli şahıslara ait isim ve T.C. kimlik numaralarının bulunduğu 9 adet listedeki kişiler nezdinde yapılan araştırmaya ilişkin SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Kurumu yazı ve ekleri ile bu kişilerin, … Tekstil ve Konfeksiyon Yan Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti isimli iş yerinde sigorta işlemlerinin yapıldığının bildirilmesi üzerine, sahte belgelerle birinci sırada anlatılan birleşen iddianamede yer alan mağdurlar ve listede bulunan çeşitli şahısları çalışmadıkları halde çalışıyormuş gibi sahte olarak sigortalı gösterdiği iddiasıyla kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2011 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında birleştirme kararı verilerek her iki davanın işbu dava dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılmıştır.
3.Mahkemece, …, … ve …’nın gerçekte gayri faal olduğu tespit edilen şirketler üzerinden 2010/9-10-11 aylarında sahte olarak sigortalı gösterilmiş oldukları ve bu şekilde bu kişilerin ve yakınlarının tedavi, sağlık masrafları ve erken emekli olacakları dikkate alınarak SGK ‘nın da zararının oluşacağı yönünde değerlendirme ve kabul ile sanık hakkında, sahte işe giriş bildirgelerinin özel belge niteliğinde olduğundan bahisle özel belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2011 tarihli iddianamesi ile katılanlar ve mağdurlara yönelik eylemlerine ilişkin birleşen dava hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla zamanaşımı içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat olunan e-bildirge ile elektronik ortamda içeriği sahte işe giriş bilgirgesi düzenleme eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bilişim sistemine erişimi engelleme, bozma, değiştirme suçu kapsamında olduğu ve gerekçeli karar başlığında belirsiz yazılan suç tarihinin, sahtecilik suçu yönünden adı geçen katılanlar ve mağdur hakkında verilmiş en son belge tarihi olan 2011/Şubat tarihi olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 … maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 2011/Şubat olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sahte işe giriş bildirgeleri tanzim ederek fiili çalışma olmadığı halde paravan şirketler üzerinden prim yatırılması suretiyle kamu kurumunu zarara uğrattığı iddia ve kabul edilen sanık hakkında, sanığın bahsi geçen şirketlerin yetkilisi olmadığı, şirket yetkilileri hakkında açılan kamu davasının bulunmadığı, SGK yazı ve cevaplarına göre anılan kişiler adına işe giriş bildirgelerinin kim tarafından verildiğine ilişkin e- bildirge kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresinin de tespit edilemediği gibi, olayda sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması karşısında, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2011/213 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2011/213 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.