YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3000
KARAR NO : 2023/1699
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/312 E. ,2015/153 K.
SUÇLAR : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/312 Esas , 2015/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, delaletiyle üçüncü fıkrasının (a) bendi 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası , 43 üncü , 62 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece, eksik inceleme ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün kurulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık …’nin , görevli polis memurları müştekiler tarafından uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı yakalandığı ve adli işlemlerinin yapılması için Atışalanı Polis Merkezine getirildiği, tutulan olay ve yakalama tutanağının imzalaması için kendisine verildiği sırada imzalamayacağını söyleyerek yırttığı ayrıca her 3 müştekiye karşı “Allah belanızı versin, çocuğunuz ölsün, ananızı s.k. etsinler” şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddia edilmiştir.
2.Sanık savunmasında, tutanağı kendisinin yırtmadığını sadece buruşturduğunu ve hakaret de etmediğini beyan etmiştir.
3. Olay sırasında başka bir olay nedeniyle polis merkezinde bulunan tanık B. A.’nın ifadesinde, müştekiler ve sanığı tanımadığını, olay esnasında müşteki polislerin sanığa tutanağı imzalatmak istemesi üzerine sanığın tutanağı yırtarak “allah sizlerin çoluk çocuğunuzun belasını versin eğer o madde benim üstümdeyse benim anamı avradımı sinkaf etsinler benim değilse sizin ananızı avradınızı sinkaf etsinler “şeklinde söz söylediğini duyduğunu ancak mahkemede “sizin ananızı avradınızı sinkaf etsinler “şeklinde söz söylediğini duymadığını beyan etmiştir.
4. Dosyada bulunan CD üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi 26.02.2014 tarihli raporunda, sanığın kağıdı aldıktan sonra görüntü kaydı dışına çıktığı, suça konu tutanağı yırtığına ilişkin bir görüntünün tespitinin yapılamadığı ve görüntü kayıtları içerisinde ses ögesi olmadığı için müştekiler ve sanık arasında ne tür konuşmaların geçtiğinin tespit edilemediği bildirilmiştir.
5. Sanığın tevil yollu beyanı, tanık B. A’nın beyanı, 11.12.2013 tarihli 4 parçaya bölünen tutanak başlıklı belge aslı , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Müşteki beyanları,tanığın soruşturma aşamasındaki beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır.
Somut olayda dosyada yer alan ve sanık tarafından yırtılan suça konu tutanak üzerinde yapılan gözlemde, tutanakta sanık ve müştekilerin imzalarının yer almaması nedeniyle, hukuki sonuç doğurabilecek resmi bir belge niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/312 Esas , 2015/153 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2014/312 Esas , 2015/153 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.