YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30234
KARAR NO : 2023/3708
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/50 E., 2016/18 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/50 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; kararı temyiz ettiğine, re’sen nazara alınacak nedenlerle hükümlerin bozulmasına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’un kimlik bilgileri ile sahte olarak düzenlenen ve üzerinde fotoğrafı bulunan ancak aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanı ile telekom bayisine başvurduğu, abonelik sözleşmesi ve bağlantı nakil formu düzenleterek imzaladığı, adresine sabit telefon hattı bağlattığı, altı aylık abonelik süresinin dolmasından sonra aynı bayiye başvurarak 14.05.2011 tarihinde cep telefonu kampanya katılım taahhütnamesi imzalayarak bir adet cep telefonu aldığı ve aynı tarihte wirefon başvurusu yaptığı, telefon hattının kullanımından ve taahhütnameden kaynaklanan borçları ödemediği, katılan kurum tarafından, kimlik bilgileri kullanılan … hakkında icra takibi başlatıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık suçunu açıkça ikrar etmiştir.
3. Soruşturma aşamasında yapılan ön ödeme ihtaratına karşın sanık tarafından ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
4. Sanık tarafından yapılan kısmi ödemeye ilişkin olarak katılan kurum tarafından kısmi ödemeye muvafakat edilmediği ve sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 168 … maddesinin ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden takdiren 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
5. Yapılan yargılama sonunda, sanığın sahte nüfus cüzdanı düzenlettikten sonra bu nüfus cüzdanını kullanarak suça konu abonelik sözleşmesi, kampanya katılım taahhütnamesini imzalamak suretiyle haksız menfaat temin ettiği kabulü ile TCK’nın 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sahte olarak tanzim edilmiş olan nüfus cüzdanı ile sabit telefon hattı aldığı, aynı kasıt altında farklı tarihte kampanyadan yararlanmak suretiyle tekrar sahte nüfus cüzdanını kullanarak aldığı cep telefonuna karşılık katılım taahhütnamesi ve wirefon başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin tatbikine; sanığın telefon hattı, cep telefonu ve wirefon alabilmek için kendisini katılan … olarak tanıtıp, özel belge niteliğinde olan abonelik sözleşmesi, başvuru formu ve kampanya katılım taahhüt belgesini imzalayarak düzenletmesinin TCK’nın 212. maddesi hükmü de gözetilerek 207/1 maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulü ile sahte olarak düzenlenmiş suça konu abonelik sözleşmesi, başvuru formu ve kampanya katılım taahhüt belgesinin sanık tarafından aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kuruma verilmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Kazanılmış hakka konu olmayan ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Gerekçeli karar başlığında “30.09.2010 – 30.11.2011 tarihleri arası” olarak yanlış gösterilen suç tarihlerinin “30.09.2010, 14.05.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki subuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 … maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcine abonelik kaydı sırasında gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 … maddesi ile 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 … maddeyle “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Kabule göre de; suç tarihlerinin “30.09.2010, 14.05.2011” yerine “30.09.2010 – 30.11.2011 tarihleri arası” olarak gösterilmesi,
Nedenleriyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/50 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/50 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.