Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/3026 E. 2021/6669 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3026
KARAR NO : 2021/6669
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme

15.02.2015 tarih ve 2015/3617 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan da kamu davası açıldığı ve bu suçtan herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla zamanaşımı süresi içinde mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, şirketin kendi üzerine açıldığı ancak iş ve işlemlerle eşi…’in ilgilendiğini, sahte fatura düzenleme ve kullanma yönünden bilgisi olmadığını söylemesi,…’in beyanında bu hususu ve sanık tarafından…’e verilen … 12. Noterliğinin 28.11.2008 tarih 24238 nolu vekaletname örneğinin dosya içerisinde bulunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
1) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
2) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3) Sahte fatura düzenleme suçunda suçun failinin herkes olabileceği suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği esas amacın suçun şekli sorumlusu olan kanuni temsilcilerin değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilcileri cezalandırmak olması nedeniyle bu suça iştirak edilmesinin mümkün olması da dikkate alınarak sanık …’nın şirket faaliyetleriyle ilgili beyanname veya şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemediği, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığının araştırılması, suça konu faturaları kullanan kişi/şirket yetkilileri de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulması, sanık tarafından…’e verilen vekaletname örneğinin ilgili noterlikten sorulması ile aslının dosyaya getirtilmesi, ve …’in fiilen şirket işleri ile uğraşıp uğraşmadığının araştırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
4)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 16.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.