YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30403
KARAR NO : 2023/4423
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/61 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 … maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın suç kastının bulunmadığına, atılı suçları işlemediğine, atılı suçların sübut bulmadığına,
2. Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, hükmün hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdur …’in birbirlerini önceden tanıdıkları, sanığın mağdura borcunun bulunduğu, bu borcun karşılığı olmak üzere suça konu 22.500,00 TL bedelli çeki göstererek “sen un alırsın, lazım olur, vadesi uzun bir çek, sonra fazla kalan bedelini bana ödersin” demek suretiyle, çekin arkasını da ciro ederek verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun belirtildiği, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, suça konu çeki kendisinin ciro ederek herhangi bir mal veya para alışverişi olmaksızın arkadaşı olan mağdura alışverişlerinde kullanması için verdiğini, çeki ise açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği … Demirci isimli şahsa satmış olduğu krom madeni karşılığında aldığını, yazısının bozuk olduğunu söylemesi nedeniyle çekin ön yüzünü kendisinin doldurduğunu savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Mağdur, soruşturma aşamasında sanığın kendisine olan 4.000,00 TL borcuna karşılık suça konu çeki verdiğini belirtmiş olmasına rağmen; kovuşturma aşamasında alınan beyanında, sanığın kendisine olan borcunu çeki vermeden önce ödediğini, çeki ise kendisine hitaben “sen un alırsın lazım olur, vadesi uzun, sonra bana bedelini ödersin” dedikten sonra verdiğini; sonrasında bankaya ibrazında sahte çıktığını belirtmiş olduğu görülmüştür.
4. Tanıklar H.A. ve H.İ.A., söz konusu çeki sanığın … isimli şahıstan aldığını gördüklerini, … isimli şahsın isteği ile çekin ön yüzünün sanık tarafından yazıldığını belirtmiş oldukları anlaşılmıştır.
5. Sanığın eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak alınan 21.02.2012 tarihli kriminal rapora göre; çekin ön yüzündeki yazılar ile arkasındaki … adına atılı bulunan ikinci ciranta imzasının sanığın elinden çıktığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık …’in çeki verdiği mağdur …’in alınan beyanında; çekin kendisine 15.06.2011 tarihinden iki ay öncesinde verildiğini belirtmiş olması nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabulle 30.04.2011 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımın kesilmesi halinde, bu sürenin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca en aleyhe kabulle 30.04.2011 suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ile mağdur …’in birbirlerini önceden tanıdıkları, sanığın mağdura borcunun bulunduğu, bu borcun karşılığı olmak üzere suça konu 22.500,00 TL bedelli çeki göstererek “sen un alırsın, lazım olur, vadesi uzun bir çek, sonra fazla kalan bedelini bana ödersin” demek suretiyle, çekin arkasını da ciro ederek verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun belirtildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın, mağdura olan borcuna karşılık suça konu 22.500,00 TL bedelli çeki verdiği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, mahkemece, mağdurun beyanına başvurularak sanık tarafından çekin kendisine hangi amaçla verildiği, önceden … borca karşılık verilip verilmediğinin sorularak kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışların sonucunda doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/61 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/61 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.