Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/30791 E. 2023/6947 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30791
KARAR NO : 2023/6947
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/31 E., 2016/110 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 Tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/110 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;verilen cezanın çok yüksek olduğuna, geçimini sağlamak için suç işlemek zorunda kaldığına ve pişman olduğu gerekçeleriyle kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikayetçi …’ın kimlik bilgileriyle düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesini kullanarak, katılan …’a ait tırda şoför olarak çalıştığı, … iline götürmek üzere …Gıda ve Hayvancılık San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden almış olduğu 26.500 kg pirincin bir kısmını daha önceden kiraladığı başka bir araca yükleyerek Alanya ilçesine götürüp sattığı, sanığın bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, suçu işlediğini kabul etmiştir.
3. 28.12.2011 tarihli kriminal rapor ve mahkemece yapılan gözlemde sanığın kullandığı sürücü belgesinin özellikleri belirlenerek aldatma kabiliyetine haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın eylemlerinin sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/815 Esas 2009/294 karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Dosya kapsamından, atılı suçların sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibarıyla oluştuğu yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiş olması nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.