Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/3131 E. 2023/5150 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3131
KARAR NO : 2023/5150
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2013 tarihli ve 2012/1099 Esas, 2013/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5273 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 19.06.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içinde 17.04.2014 tarihinde işlediği hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/945 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynen açıklanarak, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; cezayı haketmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, şikayetçinin bilgi ve rızası dışında sahibi olduğu iş yerinde şikayetçi adına internet aboneliği sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; şikayetçiden abonelik için gerekli belgeleri alıp hazırladığını, yazı ve imzaların kendisi ya da bir çalışanı tarafından doldurulmuş olabileceğini, şikayetçinin zararını giderdiğini beyan etmiştir.
3. Bilirkişi raporu ile suça konu sözleşmede adına atfen atılı imzaların şikayetçiye ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
4. Mahkemece; sanığın denetim süresi içinde suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.06.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 17.04.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanığa “Denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak duruşma açıldığı; duruşmaya gelerek bu konuda savunma yapılmadığı takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saatinin bildirilmesi gerekirken, usulüne uygun meşruhatı içerir davetiye tebliğ edilmeden savunma hakkını kısıtlayacak biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
2. Sanığa yüklenen yetkilisi olduğu iş yerinde şikayetçinin bilgi ve rızası dışında şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanarak internet aboneliği sözleşmesi düzenlemesi fiilinin, hüküm tarihinden önce 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 … maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz veya yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz.” hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan, lehe ve basit yargılama usulüne tabi olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hükmün açıklanmasına neden olan, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, kükmün açıklanmasına dayanak teşkil eden bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı da tespit edilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/945 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.