YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31330
KARAR NO : 2023/797
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/65 E., 2016/143 K.
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/65 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi, sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, katılanın rızası ile işlem yapıldığına ve re’sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan … adına katılan TEB A.Ş.’den 15.000 Türk Lirası kredi kullandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunması, vergi borcu sebebiyle kredi alamadığından katılan …’in bilgisi dahilinde adına işlem yaptığına ilişkindir.
3. Katılan …’in, sanığı 1996 yılında Mersin’de görevli olduğu süre içerisinde çalışmakta olduğu kurumun resmi araçlarını bakıma götürdüğü serviste işçi olarak çalışması nedeniyle tanıdığını, sanığın çekeceği kredi için memur kefil gerektiğini söylemesi üzerine kimlik fotokopisi ile maaş bordrosunu verdiğini, sanığın kredisinin onaylanmadığını ancak geri istemesine karşın belgelerini iade etmediğini, yırtıp attığını söylediğini beyan ederek sanığın daha sonra bu belgeleri kullanarak yapmış olduğu işlemler nedeniyle şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
4. Katılan banka vekilinin, kullanılan kredi nedeniyle 14.320,00 Türk Lirası zararları olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
5. Mahkeme tarafından, sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/65 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.