Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/32686 E. 2023/5310 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32686
KARAR NO : 2023/5310
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/132 E., 2016/155 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2013/132 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere münhasır temyiz talebi, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, temyiz dışı katılan …’nın yanında işçi olarak çalıştıkları, katılanın mal aldığı toptancıya verdiği İş Bankası Çarşı Şubesindeki hesabına istinaden aldığı ve 29.000,00 TL bedelli 03.03.2011 keşide tarihli, hamiline düzenleyip imzaladığı suça konu çeki katılan …’den ek ödeme süresi talep ederek geri aldıkları ve keşide tarihini 03.08.2011 olarak değiştirip Belma’nın imzasını taklit edip tarih kısmının yanını üçüncü bir kişiye paraflatmak suretiyle katılan …’e, daha önceden almış oldukları borç karşılığında verdikleri belirlenmiştir.
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sanıkların, çek sahibinden habersiz, suça konu çekin keşide tarihinde tahrifat yaparak, Belma adına paraflatmak suretiyle katılan …’e verdikleri, çekin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmıştır.

Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağı, somut olayda sanıkların önceden almış oldukları borç para karşılığında suça konu çeki katılan …’e verdikleri anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı saptanmıştır.
2. Sanıklar suçlamayı kabul etmemişlerdir ancak sanık …, çeki katılana daha önceden almış oldukları borç karşılığında kendisinin verdiğini beyan etmiştir.
3. Katılan ile temyiz dışı katılan …’nın beyanları tespit olunmuştur. Katılan, daha önceden sanıklara vermiş oldukları borç karşılığında kendisine çek verdiklerini beyan etmiştir.
4. Bilirkişi … … … tarafından tanzim olunan, 09.11.2015 tarihli Bilirkişi Raporu’nda; “Suça konu çekin hakiki olduğu, kambiyo senetleri vasfında olduğu, çekin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzaların mevcut mukayese el yazılarına ve imzalarına kıyasla … ve …’nin elleri mahsulü olmadığı,” görüşü açıklanmıştır.
5. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarının, 15.10.2012 tarihli Ekspertiz Raporu’nda; “Suça konu çekin 03/08/2011 ibareli tarihinin ay grubu birler basamadığındaki halen mevcut 8 (sekiz) rakamının daha önce aynı yerdeki farklı bir rakamın üzerine tahrifen yazılarak usule getirilmiş olduğu, 29.000 rakamı üzerinde kazıntı veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir bulgu tespit edilemediği, çekin ön yüzündeki keşideci imzası ile … isimli şahsın mevcut mukayese imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden uygunluk ve benzerlikler bulunduğu, bahse konu imzanın … isimli şahsın eli mahsulü olduğu, çekin keşide tarihinin bulunduğu kısımdaki imza ile … isimli şahsın mevcut mukayese imzaları arasında her ne kadar genel şekilde ve yapıları itibariyle benzerlik bulunduğu gözlenmiş ise de, imzaların başlangıç formları ile tersim tarzları, imzalar içerisindeki el hareketlerinin yapıları, istiflenme özellikleri, imzaların son bölümlerini oluşturan konumları, ritim dağılımları, kalem yürütme ihtiyadi gibi kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden farklılıklar bulunduğu, bahse konu imzanın … isimli şahsın eli mahsulü olmayıp, adı geçen şahsın hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış olduğu” görüşü açıklanmıştır.
6. Mahkemece, 18.02.2016 tarihli duruşmada suça konu çekin incelendiği, özellik ve unsurları ile aldatıcılık niteliğinin bulunduğu hususlarının tutanağa yansıtıldığı belirlenmiştir.
7. Sanıkların güncel adlî sicil kayıt örnekleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Bilişimnin, Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Sanıklar ile katılan … arasında önceden doğmuş borç ilişkisinin bulunduğu, bu hususta herhangi bir ihtilafın olmadığı, sanıkların, üzerinde tahrifat yaptıkları çeki, bu borcun doğumundan sonra katılana verdikleri, bu hâli ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağı, somut olayda sanıkların önceden almış oldukları borç para karşılığında suça konu çeki katılan …’e verdikleri anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanıklar hakkında bu suçtan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekili ve Sanıklar Müdafiinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıklar ile katılan … arasında önceden doğmuş bir borç ilişkisinin varlığı, sanık …’in savunmasının içeriği, katılanın aşamalarda değişmeyen, istikrarlı anlatımı ile kendisine verilen çekin sanıklar tarafından geri alındığı ve keşide tarihi değiştirilmiş ve paraflanmış şekilde kendisine yine sanıklar tarafından verildiği, Olay ve Olgular başlığı altında (4) ve (5) numaralı paragraflarda içeriklerine yer verilen bilirkişi raporları ile Mahkemenin gözlem ve kanaati karşısında sanıkların üzerilerine atılı suçun kanunî unsurlarının tamamlandığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Re’sen Dikkate Alınan Hususlar Yönünden
1. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2013/132 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.