Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/32960 E. 2023/1760 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32960
KARAR NO : 2023/1760
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
SAYISI : 2015/170 Esas, 2016/254 Karar
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyledolandırıcılık
HÜKÜMLER:Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyizi, sanık hakkında mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, takdiri indirim maddesinin uygulanmadığına ilişkindir.
2. Sanığın temyizi, verilen cezanın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan … Uçar’ın orijinal çeklerine benzeterek tamamen sahte oluşturulan suça konu çeki, cirolayarak araba satın aldığı mağdur …’ya verdiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişiden alınan 16.12.2014 tarihli raporda; çekin renkli fotokopi yoluyla tamamen sahte oluşturulduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu, çek üzerindeki yazılar ile keşideci imzasının Boymek Boya şirketi yetkilileri … ve …, Umut Otomotiv yetkilisi … ve … ile mağdur …’nın eli ürünü olmadığı, grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 18.02.2015 tarihli raporda; çekteki keşideci imzası ile Boymek Boya ve Umut Otomotiv kaşeleri üzerindeki imzaların sanığın ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık …’ın eli ürünü olmadığı, sanığın el yazısı örneklerinin çekin ön yüzündeki yazılardan farklı karakterler taşıması nedeniyle sadece rakamlarla karşılaştırma yapılabildiği ancak yeterli kaligrafik unsur bulunamadığı için sağlıklı mukayese yapılamadığı belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında; suça konu çeki Umut Otomotiv isimli şirkete medikal malzeme satması nedeniyle şirket yetkilisi … isimli kişiden aldığını ve karşılığında tahsilat makbuzu verdiğini, mağdur …’dan araba satın aldığını, çeki hem kendisinin ciro ettiğini hem de …’in kefil olarak imzaladığını ve …’ya verdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

4. Temyiz dışı sanık … savunmasında; suça konu çeki İzmir Basmane’de çalışan Ömer Koca isimli bir arkadaşının kendisine verdiğini, sadece çekin arkasını ciroladığını ve Ömer’e geri verdiğini, Ömer’in de çeki Yıldıray Hoca isimli kişiye verdiğini ve kendisine bir şey olmayacağını söyleyerek çeki alıp götürdüklerini, kimseyi dolandırma kastının bulunmadığını, şikayetçileri ve diğer sanık …’ı tanımadığını beyan etmiştir.
5. Mağdur … beyanında; suça konu çeki sanık …’tan sattığı araba karşılığında aldığını, sanığı tanımadığı için …’i kefil olarak aldığını, takas için çeki bankaya götürdüğünde sahte olduğunu söylediklerini, bunun üzerine arabasını …’den geri aldığını, bu nedenle sanığın kendisine borcunun kalmadığını ve şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
6. … beyanında; sanık …’tan medikal malzeme satın aldığı için tanıdığını, suça konu çekin sanığa ait olduğunu, sanık ile … arasında araba alım satımı olduğunu, mağdur … sanık …’i tanımadığı için, kendisinin çeki kefil olarak cirolaması halinde arabayı sanığa satacağını söylediğini, kendisinin de Zafer’i tanıması nedeniyle kabul ettiğini ve çeki imzaladığını beyan etmiştir.
7. Umut Otomotiv şirketi yetkilisi … beyanında; sanıkları ve şikayetçileri tanımadığını, suça konu çekle bir ilgisinin bulunmadığını, Baymek Boya Kimya şirketi yetkilileri … ve … beyanlarında; söz konusu şirketin kağıt üzerinde yetkilisi olduklarını, fiilen şirketle bir ilgilerinin bulunmadığını, işe alma bahanesiyle kandırılarak söz konusu şirketi üzerlerine kurduklarını, sanığı ve şikayetçileri tanımadıklarını, suça konu çekteki Boymek Boya Kimya kaşesi üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir.
8. …, …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
9. Mahkemece, sanığın çeki ciro yoluyla aldığını beyan ettiği Umut Otomotiv isimli şirket yetkilisi …’un sanığı tanımadığını ve kendisine böyle bir çek vermediğini beyan etmesi, soruşturma aşamasında alınan kriminal rapor içeriğine göre de, çekin ciro silsilesinde kaşesi ve imzası bulunan Boymek Kimya Ltd. Şti. sahibi … ve … ile Umut Otomotiv firması yetkilisi …’un çekteki yazılar ve imzalar ile irtibatlarının tespit edilememesi nedeniyle, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 780 inci maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan “keşide yeri” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, dosya içerisinde bulunan suça konu çek fotokopisi üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde çekin keşide yerinin belirtilmediği anlaşılmakla, suça konu çek aslı duruşmaya getirtilerek, unsurlarının tam olup olmadığı, aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve keşide yerinin bulunmadığının tespiti durumunda da eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.