YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33177
KARAR NO : 2023/5181
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/387 Esas, 2016/176 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, beraat etmesi gerekirken eksik inceleme ile delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’in iş yerinden inşaat malzemesi alıp karşılığında suça konu 2.000,00 TL bedelli sahte çeki vermek suretiyle banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık, olaylarla alakası olmadığını, katılanı tanımadığını, çeki tanzim etmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, zararının giderilmediğini beyanla şikâyetçi olmuş, katılan ve olay günü yanında olan tanık A.A. sanığı fotoğrafından teşhis etmiştir.
4. Ekspertiz raporuna göre, çekin sahte olduğu ve ön yüzündeki tanzimle ilgili ibareler ve keşideci imzasının haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişiler ve katılana ait olmadığının, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporuna göre de çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazılarının sanığa ait olduğunun, keşideci imzasının sanığa ait olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, suça konu çek üzerinde gözlem yapılarak, TTK’daki zorunlu unsurları taşıdığı ve aldatma kabiliyetinin olduğu tespit edilip, Adli Tıp Kurumu raporu ve katılan teşhisi ile sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kabul edilerek temyize konu mâhkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipleri ile yaptırımların düzeltilerek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 1993/54 Esas ve 2003/122 sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/165 Esas ve 2010/135 Karar sayılı 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/387 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin 1/11 ve 2/6 ncı bentlerinin çıkartılarak yerlerine ”Sanığın, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 1993/54 Esas ve 2003/122 sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 nc maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.