YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33255
KARAR NO : 2023/924
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/104 E., 2016/203 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, 1136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/104 Esas, 2016/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi, aynı Kanun’un 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2. 1136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 1136 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin üçüncü fıkrası , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olan hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın avukat olmadığı halde katılanın babası İsmail Bolat’ın geçmişte çifçilikle iştigal ettiğinin tespiti hususunda SGK aleyhine alaca Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası açmak ve 6111 sayılı yasadan yararlanmasını sağlayarak geçmişe yönelik bu hizmetlerine ilişkin Bağkur Tarım Sigorta primi yapılandırmasını sağlamak hususunda katılan … ve müteveffa İsmail Bolat ile 2011 yılında faal avukatmışcasına anlaşmaya vararak yargılama giderlerinde ve 6111 sayılı yasaya göre yaptıracağı yapılandırma sonucu tahakkuk edecek borçları ödemek üzere suç tarihleri aralığında toplamda müştekiden peyder pey 13.285,00 TL para aldığı, sanık İsmail Bolat adına Alaca Asliye Hukuk Mahkemesine iş mahkemesi sıfatıyla açılan tespit davasının mahkemece reddine karar verildiği halde bu mahkemece davanın kabulüne karar verilmişcesine imzasız asılsız kararı müştekiye gönderdiği bu şekilde 1136 sayılı Kanun’a muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, kendisini avukat olarak tanıtmadığını, hukuk fakültesi mezunu olduğu için hukuki danışmanlık hizmeti verdiğini, anlaştıkları üzere yanında çalışan avukat … tarafında hizmet tespiti davası açıldığını, ancak davanın aleyhlerine sonuçlandığını, yapılandırma için alınan paranın bir kısmının SGK’ya yatırıldığını, ödenmeyen kısım yönünden katılanan zararını gidermek istediğini ancak katılanın kendilerine ödenen paranın tamamını istediğini beyan etmiştir.
3. Tanık … gazete ilanı üzerine sanığın bürosuna iş başvurusuna gittiğini, sanığın kendisini avukat olarak tanıttığını, büronun kapısında Av. Recep Kısacılk levhasının olduğunu, aylık ücretle sanığın yanında çalışmaya başlıdığını, vekaletleri ortak olarak aldıklarını, katılanın davasını kendisinin takip ettiğni, sonuç aleyhlerine çıkınca temyiz ettiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, katılan tarafından ibraz edilen sahte mahkeme kararından haberinin olmadığını, sanığın avukat olmadığını sonradan öğrendiğini beyan etmiştir.
4. Katılan tarafında yapılan ödemelere ilişkin tutunak ve banka dekontlarının dosya arasında olduğu görülmüştür.
5. Mahkemece sanığın, büroya gelen kişilere kendisini avukat olarak tanıtıp bu şekilde avukatlık alâmetlerini kullanıp katılanın babasının davasına bakmak amacıyla müştekilerden para alıp dolandırdığı ve 1136 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 1136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğini saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın katılana kendisini avukat olarak tanıtıp, katılanan babası İsmail Bolat’ın geçmişte çifçilikle iştigal ettiğinin tespti hususunda SGK aleyhine Alacak Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası açmak ve 6111 sayılı yasada yararlanmasını sağlayarak geçmişe yönelik bu hizmetlerine ilişkin Bağkur Tarım Sigorta primi yapılandırmasını sağlamak hususunda vekalet aldığı ve bu işlemlerin gerçekleşmesi için katılan tarafından sanığa ödemeler yapıldığı, sanık tarafından yanında çalışan Avukat … aracılığı ile anlaşmaya uygun olarak katılanın babası adına hizmet tespit davası açıldığı ve ancak davanın katılanın aleyhine sonuçlanmış olduğu, sanık tarafından düzenlenen davanın kazanıldığına dair sahte mahkeme ilamının tarafların anlaşması aşamasında kullanılan bir belge olmadığından mahkeme ilamının hile unsuru olarak kabul edilemeyeceği, katılanın zararının, sigorta prim yapılandırması kapsamında 9 taksitte ödenmesi için sanığa toplam 9.000,00 TL ödemiş olmasına rağmen, sanık tarafından sadece iki taksitin ödenmiş olmaması ve geri kalan miktarın katılana iade edilmemesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanığın, katılandan hizmet ilişkisi kapsamında aldığı prim ödenmesine ilişkin bedeli SGK’ya yatırmaması şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği, eylemin kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinici fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm kukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. 1136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/104 Esas, 2016/203 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/104 Esas, 2016/203 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.