Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/33418 E. 2023/1746 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33418
KARAR NO : 2023/1746
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/253 E., 2015/484 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 Tarihli ve 2013/253 Esas, 2015/484 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suça konu çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığına, aracı vasıtasıyla zararın giderildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça konu Kuveyt … Bankası A.Şye ait 7.500,00 TL bedelli Desen Matbacılık İnş. Ltd. Şti.ye ait çekin, son ciranta Kastamonu Entegre şirketi yetkilisi tarafından bankaya ibrazında çalıntı olduğunun tespit edildiği, cirantaların sırasıyla alınan ifadelerinde fatura ve belgelerle alışverişleri belgelendirdikleri, en son üçüncü ciranta Arslan Orman Ürünleri yetkilisi …’ın ifadesine başvurulduğu, …’ın yapılan alışverişe ilişkin fatura ve belge sunarak suça konu çeki, çekte birinci ve ikinci ciranta olarak yer alan … ve ortak iş yaptığını bildiği … isimli kişilerden aldığını beyan ettiği, …’un ise ifadesinde, kendisini Kemal olarak tanıtan sanığa aracılık ederek …’dan malzeme aldığını, çekin sahte çıkması üzerine sanığı şikayet ettiğini, karakolda gerçek kimliğinin farklı olduğunu beyan ettiği ve bu şekilde yapılan soruşturmada … ve …’ın, suça konu çeki sanığın tedavüle sokan ve gerçekte … olarak tanıdıkları sanık … olduğunu beyan ve teşhis ettikleri anlaşılmıştır. Çek hesabı sahibi beyanları, çekin çalıntı olduğuna ilişkin soruşturma dosyası ile çekte cirosu bulunan şirket yetkililerinin beyanları ve ilgili belgeler dosya arasındadır.
2. Suça konu çek üzerinde yapılan incelemeye ilişkin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 02.05.2013 tarihli Uzmanlık Raporunda, suça konu çekin arka yüzünde 1. ciranta olarak yer alan … cirosuna ilişkin yazıların ve imzanın sanık … eli ürünü olduğu yönünde tespit bildirilmiştir.
3. Mahkemece suça konu çek incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldığı ve unsurları itibarıyla oluştuğu belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında çeki …’a kendisinin verdiğini, ancak …’un istemesi nedeniyle … olarak çeki ciroladığını, çeki … ödeyeceğinden onun dediğini yaptığını, suç işleme kastının bulunmadığını, bildiği kadarıyla …’un çek bedelini ödediğini beyan ederek suçlamayı reddetmiştir.
5.Mahkemece, sanık hakkında, sübutu kabul edilen çalıntı olan suça konu çeki sahte olarak düzenlemek ve …’a vererek menfaat temin etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1 .Tanık ve mağdur beyanları, sanık savunmaları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği, unsurları itibarıyla oluştuğu ve dosya kapsamından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülüştür.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2013/253 Esas, 2015/484 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.