YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33533
KARAR NO : 2023/196
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/240 E., 2016/115 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2014/240 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik incelemeye ve suçun sübut bulmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan sanık …’dan aldığı at karşılığında, suça konu Halk Bankası Samsun/Sanayi şubesine ait 10.05.2011 keşide tarihli, 6.000,00 TL bedelli çalıntı çeki verdiği, son yetkili hamil olan mağdur … tarafından bankaya ibraz edildiğinde çekin çalıntı olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları inkar ederek, katılan sanık …’ı tanıdığını, ancak bahsedildiği şekilde aralarında at alım-satımı şeklinde ticari bir ilişkilerinin bulunmadığını, suça konu çek ile bir ilgisi olmadığını, aralarında bir kırgınlık olduğundan katılanın kendisine iftira atmış olabileceği şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Katılan sanık … aşamalarda alınan beyanlarında, yarış atı alıp sattığını, suça konu çeki sanık …’ye sattığı at karşılığında aldığını, bu çekin otobüs ile gönderildiğini, yanında arkadaşı … adlı şahsın bulunduğunu, aldığı çeki alınan at kaşılığında mağdur …’ya verdiğini, çekin sahte olduğu anlaşılınca mağdur …’in arkadaşı Yusuf’u, onun da kendisini aradığını, bunun üzerine kendisinin de sanık … ile yapılan alışverişe aracılık eden tanık İrfan’ı aradığnıı, tanığın da çekin karşılığının kendisinde olduğunu, bu nedenle çeki teslim etmesini istediğinden suça konu çek aslını tanık İrfan’a verdiği şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Katılan … Yıldırım aşamalarda alınan beyanlarında, 2005 yılında içinde çeklerinin bulunduğu çantasının çalındığını, ancak bu olay ile herhangi bir yere başvurmadığını, bahse konu çekin o çeklerden biri olduğunu, çalındığı tarihte bu çekler boş olup sonradan sahte olarak tanzim edildiği şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Mağdur … aşamalarda alınan beyanlarında, suç tarihinden çok öncesinde katılan sanık …’den bir at satın aldığını, 2011 yılı Şubat ayında yanına gelerek sattığı atı geri satın almak istediği, kendisinin de bu teklifi kabul ederek atı 6.000.00 TL karşılığında sattığı, bunun karşılığında da suça konu çeki üzeri yazılı şekilde ciro etmeden aldığını, tahsil için bankaya gittiğinde çekte sorun olduğu söylendiğinden bankadan ödeme yapılmadığını, bunun üzerine katılan sanık …’in yanına giderek çek aslını teslim edip, parasını istediği şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Tanık … aşamalardaki alınan anlatımında, olay tarihinden önce katılan sanık … ile sanık …’ı tanıştırdığı, suça konu çeki … ile …’ın anlaşması sonucu … tarafından Denizli iline götürüldüğünü ve karşılığında bir adet at alındığını, çekin sorunlu çıkmasından sonra …’nın çeki …’a iade ettiğini, onu da sanık … ile kendisini tanıştırması nedeniyle sorumlu tuttuğu, çeki kendisine verdiği, bunun üzerine sanığı borcunu ödemesi konusunda razı etmeye çalıştığı, ancak bir türlü borcunu ödemediği, çek aslının üç beş gün kendisinde kaldığı, daha sonra çek aslını Samsun Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğüne teslim ettiği şeklinde anlatımda bulunmuştur.
7. Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 16.06.2014 tarihli Uzmanlık Raporuna göre; suça konu çek yaprağı fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, yazı ve imza incelemesinde orİjinal belgeler ve ıslak imzalar üzerinde yapılmakta olduğu, belge aslı temin edilemediğinden çek fotokopisi üzerinde sınırlı inceleme yapılabildiği, çek üzerindeki yazılar ile …, … ,…, … ve …’ın yazıları arasında kaligrafik bir uygunluk tespit edilemediği, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının …’ın eli ürünü olmadığı, imzanın …, …, … ve …’ın imzaları arasında kaligrafik bir uygunluk tespit edilemediği, çekin arka yüzünde “İsmet Temiz” adına atfen atılı imza üzerinde inceleme ve karşılaştırma yapabilmek için bahse konu şahsın mukayese imzalarına ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.
8. Mahkemece, çek aslının temini için tanık İrfan’ın anlatım doğrultusunda, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Müdürlüğüne yazı yazılmış, alınan 05.05.2015 tarihli cevabi yazıda suça konu çekin 13.10.2011 tarihinde … isimli şahıstan ele geçirildiği ve 12.12.2011 tarihinde Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı görevlisi olan Hüseyin Hilmi Er’e teslim edildiği bilgisi verilmiştir.
9. Bunun üzerine Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmış, alınan 15.07.2015 tarihli cevabi yazıda … hakkında Başsavcılığın 2011/4264 sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü ve hakkında takipsizlik kararı verildiğinin bildirildiği, ekinde gönderilen 22.12.2011 tarihli takipsizlik kararında suça konu çekin şüpheli …’e iadesine karar verildiği, çek aslının temin edilemediği tespit edilmiştir.
10. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31.03.2016 tarihli ve 2014/240 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; sanık savunmaları katılan beyanları, tanık anlatımları, alınan uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde katılan sanık İlter Tutar’ın, sanık …’a bir at sattığı ve sanığın da bu alışveriş karşılığında suça konu çalıntı çeki vermek suretiyle haksız menfaat elde ettiği kabul edilerek, sanığın Türk Ceza Kanun’unun 158 nci madesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu ve resmi belge niteliğindeki kambiyo vasfındaki çekin kullanılmasının ise aynı Kanun’un 204 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık …’ın, katılan sanık …’dan aldığı at karşılığında suça konu Halk Bankası Samsun/Sanayi şubesine ait 10.05.2011 keşide tarihli, 6.000,00 TL bedelli çalıntı çeki verdiği, son yetkili hamil olan mağdur … tarafından bankaya ibraz edildiğinde çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; çek aslının dosya içerisinde bulunmaması ve çekin mahkemece huzurunda incelenmemiş olması, sanığın aşamalarda alınan ifadelerinde suçlamayı kabul etmeyerek çekle bir ilgisi olmadığı, katılan … ile aralarında at alışverişini kabul etmediğini bildirmesi, katılan sanık …’ın ise sanık savunmasını doğrulamayarak, suça konu çeki sanık …’ye sattığı at karşılığında aldığını, bu çekin bu otobüs ile gönderildiğini, yanında arkadaşı … adlı şahsın bulunduğunu beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi bakımından; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu çek aslının temini için Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden müzekkere yazılarak 22.12.2011 tarihli takipsizlik kararı sonrasında suça konu çekin tanık …’e teslim edilip edilmediğinin, şayet edilmemiş ise çek aslının gönderilmesinin istenilmesi, şayet tanık …’e teslim edilmiş ise tanığın yeniden duruşmaya çağrılarak çekin akıbetinin sorulması, çek aslı temin edildiği takdirde adli emanete aldırılması, celp edilerek duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, aldatıcılık niteliğinin ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde tartışılması, daha sonra katılan sanık …’ın beyanında geçen ve olayla ilgili bilgi ve görgüsü olduğu belirtilen … isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri temin edilerek tanık sıfatı ile ayrıntılı beyanının alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. İddianamede sanık hakkında TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uygulanması istenerek kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam olduğu halde TCK’nin 58. maddesinin uygulanmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
c. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2014/240 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından, sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.