YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34114
KARAR NO : 2023/5160
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2012/200 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği üzerine atılı suçları işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nun, 2008 yılında sanık …’dan araç satın aldığı, borcunun kalan kısmı için sanığa 20.05.2010 ödeme tarihli ve 1.750,00 TL bedelli senedi verdiği, katılanın senet bedelini ödemesi üzerine sanığın katılana gerçek senetmiş gibi sahte olarak düzenlediği senedi iade ettiği, katılanın da senedi incelemeden imza kısmını yırttığı, sanığın 04.07.2011 tarihinde katılan hakkında 20.05.2010 ödeme tarihli ve 1.750,00 TL bedelli sahte olarak düzenlediği senetle ilgili icra takibi başlattığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında katılana 2008 yılında plakasını hatırlamadığı 1997 model … marka aracını sattığını, karşılığında katılanın kendisine 1993 model plakasını hatırlamadığı bir aracı verdiğini, yaptıkları takas gereğince katılanın bu aracın üstüne 1.750,00 TL daha ödemesi gerektiği için suça konu 1.750,00 TL bedelli senedi verdiğini, katılanın borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlattığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.10.2012 tarihli raporunda; icra takibine konu edilen senedin ön yüz muhtevasındaki yazıların sanığın elinden çıktığı, borçlu imzasının katılanın elinden çıkmayıp, katılanın hakiki imzalarının model alınması suretiyle sahte olarak atıldığı, bu imzanın sanığın elinden çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmanın mümkün olmadığı, katılanın ibraz ettiği, imza kısmı yırtık olan ve alacaklısı katılan, borçlusu sanık olan senedin ise ön yüz muhtevasındaki yazıların katılanın ve sanığın elinden çıkmadığı belirtilmiştir.
4. Mahkemece sanığın resmi belge niteliğinde bulunan kambiyo senedini sahte olarak düzenleyip kamu kurumu niteliğindeki icra dairesine ibraz ederek katılan aleyhine icra takibi başlatmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmasında, katılanın borcunu ödememesi üzerine suça konu senetle ilgili icra takibi başlattığını beyan etmesi karşısında taraflar arasında icra takibine konu alacak borç ilişkisinin gerçek olup olmadığının araştırılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 211 … maddesinde düzenlenen ”bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” ve 5237 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinde düzenlenen ”hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık” suçlarını oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; katılan aleyhine yapılan icra takibi neticesinde katılanın taşınır ve taşınmaz malları üzerinde satış işlemi yapılıp yapılmadığı ve sanığın icra takibi nedeniyle
menfaat temin edip etmediği hususu araştırılarak, satış işleminin gerçekleşmemesi halinde haksız menfaat temin etmeyen sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2012/200 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.