YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34747
KARAR NO : 2023/1447
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/139 E., 2015/297 K.
ŞİKÂYETÇİ : Selin Tekstil San. Tic. Ltd. Şti
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii ve şikâyetçi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Şikâyetçi Selin Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteği yönünden; sanığa yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikâyetçi şirketinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 Tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 42.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikâyetçi Selin Tekstil San. Tic. Ltd. Şti’nin katılma talebinin kabul edilmesi ve hüküm fıkrasına “katılan … San. Tic. Ltd. Şti’nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin hazineden sanıktan alınıp katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek onaması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizi; süre tutum dilekçesinden ibarettir.
2. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, cezalandırılmasını gerektirir somut ve kesin delil bulunmadığına ilişkindir.
3. Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; Selin Tekstil San. Tic. Ltd. Şti yetkililerinin katılma talepleri hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediğine ve müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan NGS İnşaat Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti’nden satın aldığı inşaat demiri karşılığında suça konu tamamen sahte olan 21.000 TL bedelli çeki verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında suça konu çeki alacaklı olduğu Kelo Çelik’ten borcuna karşılık aldığını, çeki aldığı yerin kalabalık bir pazar yeri olması nedeniyle Kelo Çelik’in çeki cirolamadığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Katılan NGS İnşaat Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi Nezir Gündüz ifadesinde; 18.02.2011 tarihinde sanığa 21.000 TL değerinde nervürlü inşaat demiri satıp karşılığında suça konu çeki aldığını, 01.03.2011 tarihinde ise sanığa satın aldığı demirleri faturasını imzalatmak suretiyle devrettiğini beyan etmiş ve 18.02.2011 tarihli tahsilat makbuzu ve 01.03.2011 tarihli irsaliyeli faturayı sunmuştur.
4. Hakkında soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Kelo Çelik ifadesinde; sanığı tanıdığını, ancak sanıkla aralarında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi bulunmadığını, suça konu çeki sanığa kendisinin vermediğini beyan etmiştir.
5. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.02.2012 tarihli raporunda; suça konu çekin renkli fotokopi veya bilgisayar ortamında renkli yazıcı yardımıyla tamamen sahte olarak düzenlendiği, banka görevlilerinin dikkatini çekeceğinden bu kişilere karşı aldatma kabiliyetini haiz olmadığı, hüsnüniyetli kişilerin dikkatini çekmeyeceğinden bu kişilere karşı aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
6. Adli Tıp Uzmanı Mehmet Ali Çakmak’ın düzenlediği 02.05.2013 tarihli raporda; çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları ve keşideci imzasının sanığın ve Kelo Çelik’in el ürünü olmadığı, birinci ciranta hanesindeki imza ve yazıların ise sanığın el ürünü olduğu belirtilmiştir.
7. Mahkemece sanığın, suça konu çeki hakkında kovuşturma yer olmadığına dair karar verilen Kelo Çelik’ten aldığını söylemesine rağmen, bu iddianın Kelo Çelik tarafından doğrulanmaması, sanığın Kelo Çelik ile borç ilişkisini ortaya koyacak herhangi bir belge ya da bilgi sunmaması ve suça konu çekte Kelo Çelik’in cirosunun bulunmaması nedeniyle sanığın savunmasına itibar edilmemiş, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş; sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama esnasında yeterince pişmanlık sergilemeyişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş; sanığın ileride suç işlemeyeceğine dair yeterli kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Müşteki Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığa yüklenen suçlardan, doğrudan doğruya zarar görmeyen şikâyetçi Selin Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmış ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın savunması, katılanın beyanı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkûmiyetine karar veren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve sanık müdafinin, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği, cezalandırılmasını gerektirir somut ve kesin delil bulunmadığı yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında “05.04.2011” şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, haksız menfaatin elde edildiği tarih olan “01.03.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suç tarihinin sanığın suça konu çeki katılan NGS İnşaat Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti’ne verdiği 18.02.2011 tarihi olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi şirket vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/297 karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/297 karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.