YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34758
KARAR NO : 2023/5319
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 Tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/165 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısını temyizi; yeterli delil bulunmamasına rağmen sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ve müdafinin temyizi; ciro yoluyla çeki elinde bulunduran sanığın çekteki keşideci imzasının sıhhatini bilmesinin mümkün olmadığına, verilen mahkumiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … tarafından 07.09.2011 tarihinde bankaya ibraz edilen çekin, katılan …’ın 12.09.2010 tarihinde evinde meydana gelen hırsızlık olayında çalınan çeklerden olduğunun ve çeki ilişkin çalıntı kaydının bulunması nedeniyle soruşturma başlatıldığı, …’ın çeki … …’den, … …’ün …’dan aldığını beyan ettiği, … ise beyanlarında çeki peynir satması karşılığında sanıktan aldığını söylediği, böylece sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında, çeki, …’ya kendisinin verdiğini, kendisinin de çeki Gölkaya köyünde oturan …’tan yumurta borcuna karşılık aldığını, çekin çalıntı olduğunu bilmediğini, …’ın babasının adının …, eşinin adının … olduğunu beyan etmiştir.
3. 13.11.2013 tarihli kolluk tutanağına göre … … ve … oğlu … isimli şahsın 3 yıl önce vefat ettiği belirtilmiştir.
4. Çek üzerindeki keşideci imzasına ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, keşideci imzasının …, … ya da … mukayese imzaları ile arasında uygun kaligafik bulgular tespit edilemediği belirtilmiştir.
5. Mahkemece sanığın, … isimli kişi ile arasındaki ticareti ispat edecek herhangi bir belge ya da fatura ibraz etmemesi ve …’ın 3 yıl önce vefat ettiğinin tespit edilmesi nedenleriyle üzerine atılı suçları işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın çeki aldığını beyan ettiği kişinin vefat etmiş olması, aralarındaki ticari ilişkiye dair herhangi bir fatura ya da belge ibraz edememesi, savunmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.