YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34983
KARAR NO : 2021/9501
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.03.2021 tarih ve 2021/2407 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.04.2021 tarih ve KYB-2021/42151 sayılı ihbarname ile
Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.10.2018 tarihli ve 2018/77845 soruşturma, 2018/50902 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.08.2019 tarihli ve 2019/2818 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin evinin taşınması konusunda anlaştığı şüphelilerce, kendilerine taşınması için verilen muhafazalı koli içerisindeki bir miktar para ile tabancanın, söz konusu kolinin parçalanmak suretiyle açılarak alındığının iddia edildiği somut olay nedeniyle, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müştekinin itiraz dilekçesinde, söz konusu olaya esas eşyaların bulunduğu koli içerisinde bulunan ancak parçalanarak içindeki suça konu eşyaların alındığı belirtilen poşetler üzerinde kolluk tarafından parmak izi çalışmalarının yapıldığını belirttiği halde, dosya kapsamında belirtilen incelemenin sonucuna ilişkin bir raporun bulunmadığı gibi, taşınma esnasında müştekinin yanında olduğu söylenen ve olay hakkında bilgi ile görgüleri olması muhtemel müştekinin oğlu ve eşinin de dinlenilmediği anlaşılmakla, müştekinin beyanında değindiği üzere, içinde eşyaların bulunduğu poşetlerden alındığı belirtilen parmak izlerine ilişkin kolluk tarafından yapılan işlemin araştırılması ile birlikte, müştekinin eşi ve oğlunun tanık olarak beyanının alınmasından sonra sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekinin evini taşıması amacıyla anlaştığı nakliye şirketi çalışanları olan şüphelilerin, müştekiye ait taşınan kolilerden birinin içinde bulunan bir miktar döviz, silah ve bazı özel eşyaları alarak uhdelerine geçirdikleri iddiası karşısında; alınan savunmalarında şüphelilerin atılı suçu kabul etmedikleri, müştekinin soyut beyanını destekler nitelikte başkaca delil bulunmadığı gibi, olay anına ilişkin eksik malzeme teslimine dair bir tespit ve tutanak da bulunmadığı nazara alındığında; takipsizlik kararına itirazı inceleyen mercinin ret kararının yerinde olduğu değerlendirilmekle Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.08.2019 tarihli ve 2019/2818 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.